Perihan USTA

Yönetim Danışmanı & Eğitim Bilimci Araştırmacı Yazar,Baş Denetçi

Category: Uncategorized (page 2 of 9)

FORTUNE NİSAN2017 Röportaj;ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ

Teknoloji, yaratıcı zihin yapısını destekliyor

FORTUNE NİSAN 2017  Sayısında Sn.Nuray Şaman’a verdiğim röportaj; FORTUNEYönetim danışmanı ve Eğitim Bilimci kimliğiyle yıllardır iş dünyasının yeniden yapılanmasına önayak olan ve bu konuda “Zihin Mühendisliği” kavramını ortaya koyan Perihan Usta, yaratıcılığı destekleyen inovatif zihin yapısına sahip olmanın önemine değiniyor. Teknoloji ve dijitalleşme, zihnin sonsuz potansiyelinin ortaya çıkmasını destekliyor. Perihan Usta, “Zihin Mühendisliği” marka tescilini Türk Patent Enstitüsü’nden kısa süre önce yaptırmış.
Zihin mühendisliği, yayın hazırlığında olan bir kitap ve aynı zamanda inovatif ve fütüristik bir eğitim programı olup, zihinsel değişimin yol haritasını ve teknikleri sunarak daha başarılı, daha anlamlı ve daha huzurlu bir hayat deneyimi yaşamayı amaçlıyor.
Usta, dijitalleşme, zihnin yeni yapısı ve gelecek perspektifinde sorularımızı yanıtladı:
Zihin mühendisliği deyince ne anlamalıyız?
olan “zihin” yapısının bir yazılım programı gibi çalıştığını anlatmaya çalışan disiplinler bütünüdür. İnsan yaşamında önemli olan, “zihinsel oyunların kurallarını bilmek ve bu oyunları kurallara göre oynamak”.Sahip olduğunuz “Zihinsel Yazılım Programını teşhis etmek, kendi zihninizi hedefleriniz doğrultusunda yeniden inşa edebilmek adına “zihin mühendisliği” kapsamındaki disiplinler hayatın içine alınmalı, uygulanmalı.
Teknoloji kullanımı ve dijital yaşamın gelişimi zihnimizi nasıl ve ne şekilde değiştirip dönüştürüyor?
Teknoloji kullanımı ve dijital yaşamın gelişimi, zihnimizin sonsuz potansiyelinin aktive edilmesine kapı aralıyor.Yaratıcılığa odaklı bir zihin yapısı anlayışını savunuyor.
Yeni zihin yapısı; net, basit ve sade düşünce yapısını geliştirmeyi, nokta vuruşu yapabilecek fikirleri destekleyen analitik çözümleri bir kod yapısı içinde algılamak istiyor ve bu çözümleri içeren bir yazılım programının gerekliliğini vurguluyor.
“Düşünce, söz ve davranışlar” da bütünselliği öngörüyor.
İnsanın saklı evreni olan zihinde, evrensel değerlerin öncülüğündeki pozitif yönetişimi destekleyen, güçlü yanların öne çıkarıldığı, entegre çözümler içeren zihinsel yazılım programlarına  ihtiyaç duyuyor.
21’inci yüzyılın dijitalleşen iş dünyası;
• Bu programlarla desteklenmiş zihinsel sistemlere, başarılı bir gelecek sunuyor.
• Bu tür zihinsel yapıları, robotik yapılardan üstün kılıyor ve rekabet avantajını sağlıyor.
Hiçbir robotik yapı, sonsuz düşünsel bir yapı karşısında rekabet edemez.
Robotik yapılar belli düşünsel yapılar içinde çözüm önerebilir, ancak zihinsel sistemler potansiyelleriyle orantılı olarak sonsuz düşünceler üretebilir,farklı alternatif çözümler oluşturabilir.
• Bütünsel bakabilen, bütünsel yönetebilen,çözüm odaklı zihinleri öngörüyor.
• Netlik ve kararlılık içeren olumlu düşünce yapılarının zihinsel sistemin güçlenmesindeki rolünü önemle savunuyor ve “pozitif yönetişim”i şiddetle savunuyor.
• 21’inci yüzyıl bilişim çağı,”yaratıcılık ve gelişim odaklı, bütünsel bakabilen” bir zihin yapısını destekliyor.
“Beyin&zihin” ikilisinin dinamik çalışması sonucu “bütünsel bakış açısı” güçleniyor.

4.Uluslararası Sigara ile Savaş Konferansı-4.International Smoking Conference”

Zehirli Sarhoşluk Hali İçeren İlişkiler ve Sigara ile Flört!

Konuşmacı olarak davet edildiğim “4.ULUSLARARASI SİGARA İLE SAVAŞ KONFERANSI--4. INTERNATIOANL ANTI- SMOKING CONFERENCE” da  “SSD afis 2Zihinsel Yaklaşım Modeliyle” anlatacağım.

“Kötü alışkanlıklardan kurtulmak, Başarılı ve doyumlu bir hayat yaşayabilmek” için zihni yönetebilmek,  yani “ Zihin Mühendisi” olabilmek , Yeni Dünya’nın bizden istediği beceri.

Unutmayalım ki yeni Dünyanın 3 odağı;  “Yeni Normal, Yeni Denge ve Yeni Zihin “

Hayatın her alanında “Yeni Bir Zihinle” yaşam ritmine kendinizi uyumlayın.Göreceksiniz ki her şey olması gerektiği gibi hedefleriniz doğrultusunda    gerçekleşecek.

Ünlü fizikçi Stephen Hawking ve “Zihin Mühendisliği”

Sadece zihinsel faaliyetleriyle bilimi yönlendiren ünlü fizikçi Stephen Hawking, “Zihin Mühendisliği” projesi araştırmalarımdaki “zihinsel faaliyetlerimizle “ ilgili gerçekleri kuvvetle destekliyor ve örnek teşkil ediyor..
Zihnin dengeli kullanımını şart koşan “Zihin Mühendisliği” projesi bu yüzden bilinmeli, önemsenmeli.

SHEWKINGThe Times gazetesine konuşan ünlü teorik fizikçi Stephen Hawking, Dünya ve insanlığın gidişatının insanların saldırganlık içgüdülerinden dolayı kaygı verici olduğunu belirtti.Hawking’e göre insanın saldırganlık içgüdüsünün teknoloji nedeniyle bir yıkıma dönüşebilmesinin söz konusu olduğunu belirterek, teknolojinin kontrol altına alınması gerektiği uyarısında bulundu ve ekledi; Medeniyetin başlangıcından beri saldırganlık hayatta kalmak için işlevli. Ancak şimdi, bu saldırganlığın nükleer ya da biyolojik savaş yoluyla bizi yok etmesi mümkün. Mantığımız ve aklımız yoluyla, bu içgüdümüzü kontrol etmemiz gerekiyor.”Bu kontrol ise “zihinsel denge” ile sağlanıyor.
Hawking’in bu sözleri, onun hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmasının gizemine dikkatimi çekti. Stephen Hawking 1960’ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (Als) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden, ancak beynin zihinsel faaliyetlerine zarar vermeyen bu hastalık ile Hawking tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm oldu.Ünlü fizik-bilim insanı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğundan dolayı koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Zihinsel faaliyetleriyle dünyadaki varlığını sürdürüyor.
Prof. Paul Kroll’un (Michigan Üniversitesi) dediği gibi, “insanın saklı evreni zihin keşfedilmeyi bekliyor”.
Hewking, bugün dünyada yanlızca zihinsel faaliyetleriyle dünyaya yön veren, bilimsel çalışmalar yapan , zihnin önemini bu çalışmalarıyla vurgulayan yaşayan bir MUCİZE.
Zihinsel çalışmalarıyla, evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralıyor.

Yaklaşık 24 yıldır araştırdığım ve “Dünyayı insan için anlamlı kılan nedir? “ sorusuna cevap veren tek gerçek ”insanın saklı evreni zihin” oldu.
Araştırmalarımı ve analizlerimi topladığım “Zihin Mühendisliği” projesi, insanın er veya geç farkında olmasını gerektiren yöntem ve teknikleri içeriyor.

2001’nin Ocak ayında, Türk Patent Enstitüsünden “Marka Tescilini” aldığım bu proje, şirketlerin ve bireylerin, uygulayacakları ve kuracakları sistemlerde, şirketlerin “Sürdürülebilir Karlılık- Performans” için ve “Yeni Çağ”ın ana prensibi olan “Yeni Bilinç” için, öncelikle “Zihinsel Sistemlerin” kurulmasının gerekliliğini önemle vurguluyor.
Bu bir zorunluluk değil ama önemli bir gereklilik.
21.Yüzyılın agresif iş dünyasında var olabilmenin gerekliliği.
Çünkü gittikçe karmaşık hale gelen dünya düzeninde geleceğin iş gücü ciddi bir tehdit altında.
Eski zihin yapısı yok artık.
Yeni Dünyanın 3 odağı; Yeni Normal, Yeni Denge ve Yeni Zihin
Yani yeni dünya anlayışı bize diyor ki, şirketlerde daha nitelikli iş gücünün oluşturulması için öncelikle “zihinsel denge ” şart.
İnsanoğlunun doğuştan sahip olduğu şifreli hazine olan zihin, insanın saklı bir evreni.
Zihin şifresi çözüldükçe, büyüyen, güzelleşen ve anlam taşıyan bir evrene dönüşür.
Bu evren bizden sadece bir tek şey bekler;
Zihinsel oyunların kuralını bilmek ve bu oyunları kurallara göre oynamak.
Zihin insanoğlunun yaşamına kumanda eden bir makine ve 24 saat hiç durmadan çalışır.
Ölüme kadar durmak nedir bilmeden çalışan ve açma kapama düğmesi olmayan zihin, disipline edilmek zorundadır, çalışma prensibi bunu gerektirir çünkü zihin bir yazılım programı gibi çalışır.

Albert Einstein’ın,“Tanrı’nın zihnini bulmak isterdim, geri kalanlar detaydır ” derken, yüzyıllar önce zihnin önemini vurgulamaya çalışmış ve bilimsel çalışmalarını zihinsel denge üzerinden yürütmüştür.

Bu bağlamda “Zihinsel Denge” şifresini formüle eden, “ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ” projesini şirketlerde “Eğitim ve Konferans” dizisi olarak sunarken, aynı isim adı altında kitap çalışmalarımda yayınlanmak üzere devam ediyor.

“Nevada Reno” Planı ve Dolar’ın ana vatanına dönüş yolculuğu!

ABD’nin seçilmiş başkanı Trump, seçim sürecinde verdiği röportajda, “Başkan seçilirsem Apple’a, bilgisayarlarını ve diğer ürünlerini bu ülkede ürettireceğim” demiş. Bunu nasıl yapacağı sorusuna ise “Tim Cook’un üzerine öyle bir çökerim ki Silikon Vadisi’ne gidene kadar kendine gelemez” cevabını veriyor.
Ve şimdi, Trump başkan oldu, ekonomiyi ABD’de canlandırmak üzere yaptırımlara başladı bile.

Trump parayı çok seviyor ve “paranın babası gibi” görüyor kendini.(Haksız da sayılmaz)

Dünyanın dört bir yanına dağılmış yeşil dolarları, ekin hâsılatı gibi topluyor,Maaşallah…..

Dolar aldı başını gidiyor, bize sormuyor bile.(Siyasi nedenleri bir tarafa bırakalım.)

Nereye? Nevada Reno’ya.reno-nevada

Nevada Reno planına evet diyen, Apple, Microsoft, Coca Cola, Google, Oracle, General Motors artık Amerika’nın en fakir bölgelerinde yatırım planlarına başladı.

Bu planla, Avrupalı ve Uzakdoğulu şirketlerin de ABD’ye gelmesi sağlanacak. Özellikle Japon ve Güney Koreli şirketler, parasını Nevada Reno’da değerlendirecek. Onun karşılığında Amerikan devleti o ülkelere belli ölçülerde dolar akışı sağlayacak.
Reno,ABD’nin Nevada Eyaletinin Las Vegas’tan sonra en fazla nüfusa sahip ikinci şehri.Sierra Nevada sıradağlarının eteğindeki çöl vadisinde kurulmuştur. Dünyanın ‘En Büyük Küçük Şehri’ olarak tanınan Reno, kumarhaneleri ile ünlüdür.Kaynak:Araştırmalar

“#MISSING TYPE, KAYIP HARF” Hareketi

BÜYÜK ŞİRKETLERİN “ #MISSING TYPE, KAYIP HARF” HAREKETİ

Popüler şirketler , logolarındaki A, B ve O harflerini kaldırarak kan bağışının önemini vurgulamak ve bağış oranını arttırmak için  16 – 21 Ağustos 2016 tarihleri arasında sürecek ve 21 ülkede devam edecek  olan  kampanyaya destek veriyor.Bu harekete katılanlar arasında Microsoft, Google, Tesco gibi markaların yanı sıra, Amsterdam, Toronto gibi ünlü şehirler de var.Google ve Microsoft logolarındaki  O harflerini kaldırarak kampanyaya destek veriyor.G

ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ-Basın Röportajı

1AZihin,bedene kumanda eden, hayatı tanımlandırmanızı sağlayan sistemdir. Beyin de dahil olmak üzere vücuttaki tüm organlar dışında farklı bir enerji ve düzen olarak karşımıza çıkan zihin, ömrümüz boyunca açma kapama düğmesi olmayan bir makine gibi. Zihninize hakim olabildiğinizde çok başarılı ve mutlu bir hayatın kapıları aralanabilirken; başkaları tarafından yönetildiğinde bir anlamda, farkında olmadan yaşama devam ettiğiniz bir robota dönüşebiliyorsunuz.

Türkiye’de bu gerçekleri yıllar önce araştırmaya başlayan ve yurtdışı deneyimlerini Türkiye’ye aktaran başarılı iş kadını ve yönetici Perihan Usta, Kadıköy Life Dergisi’ne iddialı açıklamalarda bulundu. IBM kurucuları Susan ve Vic Hall tarafından Stress Management Uzmanı ( Stres Yöneticisi) olarak yetiştirilen Usta’nın ilaç, boru, çimento, ağır sanayi ve danışmanlık sektöründe 32 yıllık profesyonel çalışmaları ve üstdüzey yöneticiliği, önemli kazanımları da beraberinde getirdi. Günümüzde Yönetim-Eğitim Danışmanı, Yaşam Koçluğu, Baş Denetçi ve Araştırmacı-Yazar ünvanlarıyla yürüttüğü çalışmaların geniş kitleler tarafından takip edildiği Perihan Usta’nın 1993 yılında yayınladığı “Verimlilik ve Verimlilik Arttırıcı Teknikler” kitabının ardından başucu eseri olarak hazırlanan “Zihin Mühendisliği” adlı kitabı, çok konuşulanlar arasında yerini alacak.

Röportajın tamamı aşağıdaki linkte.Görüntüliyemiyorsanız web sitesi link bölümünden de ulaşabilirsiniz. http://www.kadikoylife.com/PERIHAN_USTAY_DINLEYIN_ZIHNINIZI_KEFEDIN/8207

21.Yüzyıl insan kaynaklarını yönetebilmek!

21.Yüzyıl insanına dair en gözde sözcükler DAVOS’a da damgasını vurdu.
“KARMAŞA , KARMAŞIKLIK, BELİRSİZLİK”.
Karmaşıklık önce insanların zihninde başlar.Zihin karmaşıklığı çözülmediği müddetçe belirsizliğe yol açar.
Çıkış arayıp bulmakta zorlanan 21.yüzyıl insanı, gittikçe tükenmekte.
Tükendikçe beraberinde ki her şeyi ya tüketiyor ya da batırıyor.
Bu yüzden, “Karmaşık Zihinler” küresel ekonomiyi çok, ama çok etkiliyor.
Sanki sözleşmişler,zihin gibi küresel ekonomi de tıkanıyor.
Tesadüf değil, asla…
Aslında tıkanan ekonomiden önce, insan da ki bedene kumanda eden sistem olan “zihin”.
Kurban edilmiş zihinler, hipnotize zihinler ve psikolojisi parçalanmış bireyler, toplumlar.vs..
Bilimsel veriler, araştırmalar kanıtlamıştır ki “Bireysellik değil kolektif davranışlar” topyekun kalkınma modellerini destekler, huzuru olağan kılar.
Doğuda, batıda veya dünyanın herhangi bir yerinde ki felaket ve ölümler, tüm insanlığa olumsuzluk olarak geri dönen bir sermaye oluşturur. Gelir sermayesi değil tabi ki,”Tükenmişlik sermayesi”.

Sizce iş hayatında neden “yetenek ve beceri sıkıntısı çekiliyor”.
Ruhu şad olsun Sn.Mustafa Koç, Davos Zirvesi için hazırladığı konuşma metninde, bu konudan önemle bahsetmişti.
Gittikçe refah ve huzur dolu bir dünya yaratma güçleri olan ve yüksek bilgi ile donanmış “İnsanlar Topluluğu , CEO’lar, Liderler,Yönetici”sayısı artarken, ne gariptir ki karmaşık düzenler azalacağına gittikçe artıyor, “küresel ekonomi ve küresel nüfus” daha dengesiz hale geliyor.
Bu dengesizliğin sebepleri çok ama hepsini de insanoğlu kararlarıyla yaratıyor.
Çin ekonomisi eski gücünü kaybediyor, Petro fiyatları düşüyor, Dünya Merkez Bankası faizleri yükseltiyor,dünya mülteci krizi ile çalkalanıyor, Ortadoğu çakalların istilasında, insanlar öldürülüyor ve bu yüzden Ortadoğu bir yanardağ misali tüm dünyayı etkileyecek lav püskürtmek zorunda kalıyor.
Sonuçta “DENGESİZLİK &ZİHİN” bir ikili oluşturmuş, dünyayı bir beşik gibi sallıyor.
Peki çözüm nerede?
Çözüm sende, bende, bizde, bizi biz yapan zihinlerde.
Ama” Fare Modeli” çalışmayan zihinlerde.
Bütünün hayrına odaklanan zihinlerde, kollektif zihinlerde.
Sevgili insanoğlu unutma ki “Her hücrenin sırrı bütünde saklıdır”.
Dünyanın bir ucundaki uygunsuzluk, felaket ve savaş, suya düşen taşın oluşturduğu dalga misali yayılıyor,yayılıyor ve seni de çembere alıyor, BİLESİN ÇEMBERDESİN.  Zihnini kim Yönetiyor?

Yeşil Ambalaj Fabrikası

3Yeşil Ambalaj Fabrikası Gn.Md.Ercüment Tamer ve Yönetim Kur.Başk.Engin Yeşil tarafından 30 Kasım 2015  tarihinde “Yönetim Sistemleri, Organizasyon, İnsan Kaynakları Eğitimi ve İSO 9000” konuları kapsamında toplantı yapmak üzere Diyarbakır’a davet edildim.Gn.Md.Ercüment Bey’in profesyonel yönetim becerileri ile bölgenin ekonomik kalkınma ve istihdamına katkıda bulunacak tesis, 2016 yılının ilk çeyreğinde üretime geçecek.

CEO’lar ne duymak ister?

Slovenyalı sosyal bilimci Renata Salecl’den bir anekdot, bu soruya en uygun cevabı veriyor gibi.

İş dünyasında yaşadığımız deneyimlerde aynı yönde. Renata Salecl, çok büyük bir şirketin CEO ve üst düzey yöneticilerine bir konuşma yapmaya çağrılmış.

Toplantıyı düzenleyen yönetim Salecl’e şu tembihte bulunmuş,”mutlaka iyimser konuşma yapmanız gerekir, çünkü katılımcılar olumsuz bir şey duymak istemiyor.” Resim1

Fotoğraftaki yorum ise çözümün farklı yönde geliştiğine işaret ediyor. Ne dersiniz?

CDO (Chief Digital Officer);DİJİTAL DÖNÜŞÜM DİREKTÖRÜ

Şirketlerin Dijital Stratejileri CDO tarafından destekleniyor. Şirket tomografisi çekilerek uygun dijital stratejiler geliştiriliyor. Dijital dönüşüm yaşayan şirketlerde CDO iş tanımları yapılarak, pozisyonun öneminin farkındalığı oluşturuluyor.

Older posts Newer posts

© 2021 Perihan USTA

Theme by Anders NorenUp ↑