Perihan USTA

Yönetim Danışmanı & Eğitim Bilimci Araştırmacı Yazar,Baş Denetçi

Author: admin (page 1 of 11)

Şimdi ‘’Çok Boyutlu İnsan Olmak’’ zamanı, ‘’Yeni İnsan’’ bu’dur.

Yeni Dünya,Yeni Zihin Yapısı ile ‘’Yeni İnsan’’ı şekillendiriyor.
Asıl mesele, zihinde özgürlük ile boyutları aşabilmek ve boyutlara hükmeden insan varlığını farkındalığa getirmek.
Gelişim için önemli olan sahip olduğunuz kariyerin, gücün büyüklüğü değil, sahip olduğunuz BİLİNC’in büyüklüğü.
Yeni insan, ‘’Yeni Zihin Yapısı’’ ile tüm boyutlara hükmeden  bu bilince geçebilir.
Bu bilinçte, SEVGİ BOYUTUNU yaşar.
Klasik düşünme tarzlarını iptal eder, ayrıştırmaz, bütünleştirir, yargılamaz , şefkatle kucaklar.
Şimdi,  dünyada her alanda, her ilişkide sonsuz SEVGİ, sonsuz ŞEFKAT zamanı, varlığımızın  IŞIK olma zamanı.
Lütfen, Işığınızın parlamasına izin verin, onu dünyanın bu kaosundan, negatif algı ve düşüncelerin girdabından kurtarın,‘’Barışı, Huzuru, Şifayı’’ yaratacak sizlersiniz.
Dünya doğrusal ve bizler doğrusal düşünmeye çalışan, aklımızla entelektüel olmaya çalışan ama zorlanan, ne yazık ki bir köşeye sıkışmış varlıklarız. Hepimiz bu köşelerde çözümü arıyor, kısır döngüde dönüp duruyoruz.

Çözüm ”Yeni Zihin Yapısı”nı destekleyen değişimde…
Dünya  değişiyor , bizler  bu değişimin birer  parçasıyız ve hepimiz birlikte bir bütünüz.
‘’Bütün’ü oluşturan zerre’, bütünün bilgisine sahip  ve HOLOGRAFİK bir sistemle çalışmakta.

Şimdi DEĞİŞİM zamanı!
Dünyadaki değişimler daima radikal olmuştur ve olmaya devam edecektir.
Bu değişim, ‘’eski zihin yapısını’’ parçalara ayıracak, zihni,’’ DEĞERLERLE-Sevgi ve Şefkat’’ ile yeniden formatlayacaktır.
Doğrusallıktan çok boyutluluğa geçiş için, zihninizi korkulardan arındırın.
Sizi  tetikleyen eski zihinsel modeller, bilin ki  artık tetiklemeyecek.
Gücünüzü doruğa çıkarmaya çalışmak için kullandığınız yollar, artık sizin için bir seçenek değildir.
Çünkü  eski zihin yapısı, Yeni Dünya Modeli ile uyuşmuyor, çatışıyor, bu yüzden dünya günden güne daha karmaşık ve belirsiz hale geliyor.

Yeni  bir başlangıca adım atın
Hayatınızda bazı önemli değişiklikler tecrübe edebilir ve etkilenebilirsiniz,
Mesela, iyileşmeye ve iyileştirmeye odaklanmak, bunun için gerekli olan yeni yetenekleri geliştirmek, henüz tamamlanmamış ama hemen hemen bitmiş olanları bitirmek, eski rollerin düşünce tarzlarını değiştirmek,
’’ Doğrusal Düşünce Sistemlerini’’ BÜTÜNSELLİĞE çevirerek ‘’Çok Boyutlu Düşünme Tarz’’ına geçmek,
Çok boyutlu insan olarak, hayatı doğal akışında yaşamak gibi. İnsanlar  arasında saygısızlığı teşvik eden ve açgözlülük temeline dayalı olan zihinsel sistemleri bırakın , bırakın ki hayatınızda ‘’Mucizeler raks etsin’’.
İnsanlar size baktıkların da ‘’DENGE ve SEVGİ’’ görsün, görüyorlarsa, siz  ‘’Yeni Zihin Yapısında-Yeni  İnsan’’ olmayı başarmışsınız demektir. (Kayn;Zihin Mühendisliği ve çeşitli araştırmalar)

Zihin Mühendisleri ve Dâhi’ ler

Ahmet Güneştekin’in zihinsel özgürlüğü – Ölümsüzlük Odası

Arkadaşım, hemşerim, halkçı ve emekçi bir sanatçı
21.Yüzyılın Futurist Sanatçısı ve bir Dâhi.
Ahmet Güneştekin aslında bir ‘’Zihin Mühendisi’’.

Hayatı  romanları dolduracak kadar düşündürücü.
Eseri gibi hayatı , faaliyetleri ve insanlığa sunduğu katkıları ile değerli bir ‘’İnsan’’.
Sanatçılığa giden yolu Batman’da başladı.
Değerli çalışmaları  New York /Marlborough Gallery  tarafından keşfedildi ve sanatçıya sponsor oldu. Değerli sanatçı Venedik Bienali başta, dünya sanat başkentlerinde sergilerini açmaya başladı.
Eser ‘‘Contemporary Istanbul 2018’’ programında, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda halka açık, ücretsiz olarak sergileniyor,
Zihinsel özgürlüğüyle sonsuzluk keşfinde ‘‘Ölümsüzlük Odası!’’
Eserin şekillenip ortaya çıkması beş yıl sürmüş.
Güneştekin 130 arkadaşıyla birlikte çalışarak ortaya koyduğu eseri, zihnin sonsuz düşünce dünyasında yaratıcılığının şekillendirdiği öğeleri, mitoslarla ilişkilendirmiş.
Yarım ay şeklinde bir duvar.Bu duvarların üzerlerinde mozaik şeklinde işlenmiş kafatasları ve yedi çeşit boynuz. Yarım ayın ortasında fotoğrafta gördüğünüz devasa bir kafatası. Kafatası Nuh, ağzından sarkan uzun boynuz ise geminin hayvanlarını temsil eden kafatasları. Toplam 22 bin parçadan oluşan eserde gök kuşağının yedi rengi kullanılmış.
Ölümsüzlük Odası 7 ve katları ile ifade edilmiş…?

Eserin ilham kaynağı Babil’in Gılgamış Destanına  konu olan ölümsüzlük sırrı.
Bu sır, sanatçının düşsel dünyasında yorumlanarak  son halini almış.
Gılgamış’ın ölümsüzlüğün sırrını  bulmak için çıktığı yolculuk , Göbekli Tepe’de (Göbekli Tepe, dünyanın ilk yerleşim merkezindeki binlerce yıllık mabet) ortaya çıkan anıtsal yapılarla sahneleniyor.
Güneştekin, Türk, İslam mitolojisi, Gılgamış, Ergenekon ve Nuh Efsanelerindeki farklı insan topluluklarının sosyal, kültürel etkileşimlerini  işleyerek, bu sahneyi zihinsel bir bütünlükle eserleştirmiş.

Bu muhteşem eseri her yönden gözlemleyip  incelediğinizde  tıpkı zamanda bir yolculuk misali, yaşam geçmişten geleceğe belleğinizden defalarca akıp giderken, duygular hafif bir üzüntü bazen hayretle, bazen de kurban edilmişlik hissi ile bir yılan kıvraklığıyla yol alarak, ölümsüzlük odasına yayılıyor.
İnovatif  bir zihnin yarattığı bu eser, ‘’Varoluşu, Bilinçli Farkındalığı, Zihnin sonsuz düşünce dünyasını, Ölümsüzlüğü , Sonsuzluğu ,Uzay ve Zamanı’’ hissettiriyor.

YENİ ZİHİN YAPISI

ENTELEKTÜEL  KAPİTALİZMİN YENİ ZİHİN YAPISI -DİJİTAL ZİHİNLER
Eski  zihin  yapısı  yok  artık!
Yeni  Dünya’nın  3 Odağı; YENİ  NORMAL,  YENİ  DENGE  VE  YENİ  ZİHİN” yapısı.
Yeni zihin ağları, dünya network ağını kurmuş durumda.
Dünyada ki gelişim ve evrimleşme öncelikle zihinsel sistemimizi değişime zorluyor,
Bugün  “Yeni Dünya”yı yönetebilme gücü, zihinleri yönetmekten geçiyor.
Dünya bu gerçeğin peşinde !
ÇÜNKÜ ZİHİN 21.YÜZYILIN  EN  BÜYÜK  SİLAHI,
Ve toplumları  istediği yönde yönetip, yok edebilecek vurucu bir güce sahip.

Yakın gelecekte internet ağı yerini beyin ağına bırakacak, anılar ve duygular internette yer alacak.
Dijital internetin yerini duygulardan oluşan  ZİHİN  AĞI  alacak.
Dolayısıyla,
Dengeli  ve ekonomik  zihin kullanımı ile “An’ı Yöneten”,  “ YENİ ZİHİN YAPISI -DİJİTAL ZİHİNLER” bireysel ve kurumsal  performansınızı belirleyecek.

Hızla Dijitalleşen iş dünyasında, Endüstri 4.0 ile otonom fabrikalar kurulduğundan dolayı, geleceğin iş gücü bu bağlamda ciddi bir tehdit altında.
Her çalışan ancak zihinsel yetenekleriyle bu tehdidi bertaraf edebilir.
Sınırsız bir potansiyele sahip “Dijital İnsan Zihni “ ile “Dijitalleşmeye Çalışan  İş Dünyası” için gerekli dört temel yetenek grubu şöyle sıralanıyor;
1-Dengeli ve Ekonomik Zihin Kullanımı
2-Dijital Yetenekler,
3-Çevik Düşünebilmek,
4-Kişiler arası ilişki ve iletişim yetenekleri
Bu yetenek grupları ancak “Dengeli ve Ekonomik Zihin Kullanımı” ile sağlanabilir.
Prf. Michio Kaku (Bilim Adamı) ,Dengeli ve Ekonomik Zihin Kullanımını şöyle izah ediyor;
Yeni yüzyılda “EMTİA   KAPİTALİZMİNDEN, ENTELEKTÜEL  KAPİTALİZME” geçeceğiz,
Çünkü  seri üretimi yapılamayan tek şey insan beyni olarak kalacak.
Yapay  zekâ  iki  beceriye  erişemiyor.
Birincisi ; GÖRDÜĞÜNÜ  ALGILAMA  YETİSİ
İkincisi; AKLI SELİM  SAHİBİ   OLMAK
Geleceğin para birimi; AKLI SELİM,
Yatırımı; “EĞİTİM   VE  KÜLTÜR” olacak.
Uzun soluklu rekabette fark yaratmak için robotların yapamadığına erişmek gerekir;
Yani AYIRT ETME VE MANTIK  KURMA  YETİSİNE…

“i-marketing” -“Now & Next”

18. Pazarlama Zirvesi “ i-marketing” ve 23.İnsan Kaynakları Zirvesi “Now & Next” ana teması ile pazarlama, insan kaynakları profesyonelleri ve uzmanlarını bir kez daha heyecanla buluşturdu.Konferans başkanı Peter Fisk’in (Pazarlama Gurusu, Profesör IE Business School) futuristik ve kapsamlı bilgileriyle,  zirve  her yıl ki eğiticiliğini yineledi.
Her iki zirvede dünyadaki dönüşümün dinamikleri tartışıldı.
Sonuçta, iş profesyonellerinin odağına, değişim için önce “Zihinsel Dönüşüm” yerleşti.
Şimdi “MIND TIME” zamanı.

Zirvede “Rezonans Etki Alanı” oluşturmaya çalışan konuşmacılar ile katılımcılar arasında yeni bilgilerle, mekan, konsept, etkileyici müzik ve toplu danslarla interaktif bir bütünlük oluşturulmaya çalışılması bir hayli dikkat çekiciydi.

Her iki zirveden önemli satır aralarını, iç görüleri sizlerle paylaşmaya çalışacağım;
Büyük verinin şekillendirdiği yeni ekonomi dinamikleri,
iş dünyasını “YIKICI –DISRUPTIVE-DEĞİŞİMLERE” zorluyor.
Bir yanda Dijital Çağın olmazsa olmazı “YIKIM VE İNOVASYON”,
diğer yanda “Hyper Awarness Liderlere” ihtiyaç duyan bir dünya,
iş profesyonellerini beceri ve yeteneklerin arttırılması konusunda ciddi bir şeklide uyarıyor.
Büyük Veri, Yapay Zeka yükselen trend.
Rekabet “AI-Yapay Zeka” ile hız kazanıyor, avantaj aslında “BÜYÜK VERI” de gizli.
“MELT-RATE-Erime hızı” gittikçe artıyor.
Peki, Eriyen ne?
Şirketler mi, Birikimler mi, Kariyer mi, Emek Gücü mü, Değerler mi?
Belki de hepsi….?
İşte bu yüzden “YIKICI –DISRUPTIVE DEĞİŞİMLER” geliyor.
Değişim kaçınılmaz, süper hızlı ve çok kapsamlı, hatta karmaşık.

Sweetman Cragun Group CEO SHANE CRAGUN; “ Ya yıkıcı değişim yap, ya da bu yıkıcı değişimin kurbanı ol” diyerek ‘Yeniden Yaratmanın-Değişimin’ formülünü şöyle verdi;
REINVENTION FORMULA-DEĞİŞİM FORMÜLÜ;   (DxFxAxE)L>C

Kariyerini PROVAKATIF olmaya adamiş Tom Goodwin (Head of Innovation-ZENITH USA) Post Digital Cagda dünyada ki “KAOS YÖNETİMİ”nin, oncelikli gereklilik oluşturduğunu, provakatif bir sekilde anlatarak, “Belirli olan tek şey belirsizliktir. Bunu kabullenirsek geleceğe dair kaygılarımızı azaltabiliriz” dedi.
Kaygılarımız nasıl azalabilir?
Teknolojiler büyüleyici olsa da farkı yaratan, Zihin Yapısı.
Zihinde ki vızıltı, her zaman sahip olduğunuz negatif bir kalıntıdır, bırakın gitsin.Zihinsel dönüşümü sağlayacak, belirsizliği sen yok edeceksin, kaygıyı özgüvene sen dönüştüreceksin.
Belirsizliği kucakla, cesur ol, değişimin üzerine gidenler cesur liderlerdir.

NOW and NEXT; ŞİMDİ VE SONRASI’nın kısa formülü; Şimdi de ol, geleceği tasarla, AN’ın büyüsünde yaşa.
Eğer şimdiyi değiştirirseniz, işin geleceği de istediğiniz çerçevede değişecektir.

Davranış Stratejisti, İnovasyon Uzmanı Max Mckeown; “Şimdicilik Sanatı’nı anlattı. Başarı iyi uyumdan gelir.
İşbirliğinin gücü, yöneticinin gücünü belirler.
Yönetici nitelikli ve bütünleştiricilik gücüne sahip olmalı” diyerek güçlü liderliği vurguladı.
Ashridge Business School-Diyalog Profesörü Megan Reitz ise; “Organizasyon da ki tuzaklara dikkat çekti. İnsanların bize doğruyu söylemesine – Açık Davranamamasına” neden olan tuzaklar üzerine konuşarak, dışardan bakıldığında ne kadar korkutucu olabileceğimizi unutmamamız gerektiğini ifade etti.
“Sabırlı, istikrarlı olun” dedi, tıpkı Hz.Mevlana gibi; “Her şey vaktini bekler, Ne gül vaktinden önce açar, Ne güneş vaktinden erken doğar. Bekle, senin olan sana gelecektir.”
The Boston Consulting Group-Yves Morieux; Yeni çalışma biçimleri geliştirmeliyiz! “Teknolojiye yatırım okey, ama kurumlarda yeni çalışma şekilleri oluşturmalıyız. 60 yıl önceki çalışma şekliyle yeni teknoloji kullanıyoruz” diyerek, teknoloji ile uyumlu yeni iş modellerinin gerekliliğine değindi.
Ser in Motion’ın Kurucu ve Direktörü Felicia Perseguer: “Hayatta neye ihtiyacımız olduğuna değil, ne istediğimize odaklanıyoruz” diyerek içimizdeki gücün liderliğine dikkat çekti.
Complete Coherence -Dr Alan Watkins ; “Bazı insanlar yaptıkları işe odaklanıyor, bazı insanlar ilişkilerine odaklanıyor, bazıları ise kendilerine odaklanıyor. Bu üç boyutu birlikte geliştirmeliyiz” diyerek, gelecek için rekabet avantajının “4D Liderlik” olduğunu söyledi.
MCT CEO’su Tanyer Sönmezer ise liderliği çok kapsamlı ama, sade bir formülle şekillendirdi; “Şirketler zor süreçlerden geçiyor.Bu dönemlerde ‘Çevik ve Cesur Liderlere’ ihtiyaç var, böyle liderleri bulun,geliştirin diyerek, LİDER’i bu 4 HAVE özelliği ile tanımladı; “Mütevazı, Uyumlu, Vizyoner ve Konuya bağlanmış olmalı”.
HAVE; Humble, Adaptable, Visionary, Engaged

Bugün dünyanın sıkıntı çektiği önemli alanlardan biri de güçlü liderlik konusunda örnek teşkil edecek bir liderin olmayışıdır. ATATÜRK’ün liderlik vasfı tarihte yer almış, ancak geleceğe halen örnek teşkil etmektedir, bu bakış açısını bir kez daha vurgulayan Sn.Sönmezer, zihnimizdeki LİDER kodlamasını bir kez daha güncellememize yardımcı oldu.
ATATÜRK gibi, küçüğünü de büyüğünü de saygıyla, önem vererek dinleyen, anlayan, farkındalıklı ve değerlerle kodlanmış bir zihin yapısına sahip liderlere acil ihtiyaç var.

Muhteşem fikir ve öngörüleri içeren bu organizasyonları gerçekleştiren, Management Centre Türkiye (MCT)  Sn.Alper Utku (Yönetim Kurulu Başkanı), Sn. Didem Gürcüoğlu Tekay (Gn. Müdür) , Tanyer Sönmezer (CEO) sizin vizyonerliğinizle MCT dünyaya açılan kapı oldu, liderliğinizle akla, kalbe hitap ettiniz, nice 25 yıllara, tebrikler.

Bu da benden;
“Zihinde huzuru, kalpte sevgiyi ve ilişkilerde mutluluğu bulundurun, bulunduğunuz ortama ve An’a göre zihninizi eğitin, oto sistemde olmayın, MIND TIME yapın”.(Zihin Mühendisliği)           

GÜÇLÜ ÜLKE; EĞİTİM VE EKONOMİ

Dünya çok hızlı ve karmaşık.
İşsizlik gün geçtikçe artıyor, …? “YIKICI –DISRUPTIVE” DEĞİŞİMLER geliyor.

Neden işsizlik gün geçtikçe artıyor? Neden üretken yatırımlar arzu edilen ölçüde artmıyor ? Neden üniversiteler nitelikli öğrenci yetiştiremiyor? Neden, gençlik umutsuzluk içinde, geleceğe ait hedefini oluşturamıyor, tükenmişlik içinde?Neden çalışanlarımız, yatırımcılarımız dahi mutsuzluk ve güvensizlik sorunu yaşıyor? Güçlü bir ekonomiye neden sahip olamıyoruz?

“MELT-RATE-Erime hızı” gittikçe  artıyor….Eriyen ne? Birikimler mi,kariyerler mi,şirketler mi,emek güçleri mi,değerler mi?Hepsi ayrı bir derin konu, ancak bu yazıda sadece eğitim ve yönetim stratejilerini kısaca örneklemeye çalışacağım.
Ülkenin eğitim gerçeğini yakın merceğe aldığımızda, maalesef üniversitelerimizin çoğunun nitelikli eğitime yönelmediğine tanık oluyoruz.Herkesin zihni karmaşık ,belleklere yerleştirilen harcıalem, bulanık bir fotoğraf ile. Üniversitelerimiz, hocalarımız lütfen yetenek ve beceri geliştirin,yetenek üretin, ETİKET DEĞİL…Çünkü ülkemizin ve dünyanın “Hyper Awarness” Liderlere acil ihtiyacı var.

Sizce, İsrail neden güçlü bir ülke?Basit bir şekilde, sadece eğitim sistemlerine bir göz atalım;İsrail’de her 5 çocuktan dördü daha lise çağında Teknik Eğitimde.Teknik Eğitim dersleri seçmeli.Üstelik seçmeli dersler bir mühendis kabiliyetinde, işten anlayan uzman, usta ,montör yetiştirecek nitelikte.Seçmeli dersler;Motor, Mekanik,Bilgisayar,Havacılık,Uzay,Gemicilik,Tasarım,İnşaat,Tarım,vs…gibi ” ENDÜSTRİ4.0,AKILLI TOPLUM5.0″ oluşturacak bilimsellikte.

İsrail, yarısı çöl, tarım ülkesi değil ama tarım ülkelerine (ülkemiz gibi) tohum ihraç ediyor.Hem de dünyanın en iyi ürünlerini yetiştiriyor, içlerinde tohum olmayacak şekilde ki, her seferinde ürünü sadece onların ülkesinden alın diye.
Bu faaliyetlerin hepsi ülke stratejisi,ekonomi ve eğitim politikaları ile alakalı olup, bir yetenek ve beceri işi .

Ekonomik olarak ilerlemek, büyümek,”Güçlü Ülke” olmak böyle bir şey, Muasır Medeniyetler seviyesine böyle ulaşılıyor.

29 Ekim 1933 tarihinde Onuncu Yıl Nutku”nda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadeleri, günümüz ekonomi ve eğitim politika ve stratejilerini dahi belirleyecek tarzda;“Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız.Millî kültürümüzü, “muasır medeniyet” seviyesinin üstüne çıkaracağız”.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 17 Şubat 1923 İzmir İktisat Kongresinde yapmış olduğu konuşmada
; “Efendiler! Tarihimizi dolduran zaferler ve başarısızlıkların tümü, ekonomik durumumuzla yakinen ilgilidir.
Yeni Türkiye’mizi, layık olduğu “Uygarlık Seviyesi”ne eriştirmek için, her ne olursa olsun ekonomimizi birinci planda tutarak, en çok bu konuya önem vermek zorundayız”.
Geleceğe güvenle bakan nesiller yetiştirerek… Dünyanın en güçlü 10 ekonomisi arasına bu stratejiler ile girebiliriz.

Dünya Ekonomi Forumu 2018 Yılı Küresel Riskler Raporu

Her yıl Davos Zirvesi öncesinde açıklanan “Dünya Ekonomi Forumu 2018 Yılı Küresel Riskler Raporu”, TÜSİAD ve Marsh iş birliğiyle kamuoyuyla paylaşıldı.Rapor radikal değişimleri önermekte , şöyle ki;

Büyümenin de ötesinde gerçek anlamda kalkınmak istiyorsak, güçlü demokrasi ve hukuk sistemi başta olmak üzere kurumlarımızı güçlendirmeli, eğitim, vergi, toplumsal cinsiyet eşitliği başta olmak üzere geleceğimizi inşa edeceğimiz alanlarda hızla gerekli reformları yapmalıyız.Küresel Riskler Raporu’nda, herhangi bir tahmin anlamına gelmemekle birlikte dünya liderlerinin dünyayı hızla ve radikal bir şekilde değişime uğratabilecek olası gelecek şokları değerlendirmeleri için teşvik etmek üzere 10 kısa senaryo yer alıyor:

• Sert hasat: Eşzamanlı tahıl üretimi sorunları küresel gıda tedarikinin yeterliliğini tehdit eder.

• İnternetin karmaşıklaşması: Yapay zekanın “zararlı otları” yaygınlaşarak internetin performansını baskı altına alır.

• Ticaretin ölümü: Ticaret savaşları patlak verir ve uluslararası kuruluşlar bunlara müdahale etmekte fazla zayıf kalır.

• Demokrasinin çöküşü: Yeni popülizm dalgaları, bir ya da daha fazla gelişmiş demokraside toplumsal düzeni tehdit eder.

• Mutlak tükenme: İnsansız gemiler yasadışı balıkçılığı yeni – ve sürdürülebilirlik açısından çok daha olumsuz – seviyelere taşır.

• Uçurumun kenarında: Bir başka finansal kriz politik müdahaleleri çıkmaza sokar ve kaos ortamını tetikler.

• Eşitsizliğin derinleşmesi: Biyo-mühendislik ve bilişsel kapasiteyi geliştiren ilaçlar, sahip olanlar ve olmayanlar arasındaki uçurumu derinleştirir.

• Kuralsız savaş: Siber savaş kuralları hakkında mutabakatın olmadığı bir ortamda devletlerarası çatışmalar umulmadık bir şekilde tırmanır.

• Kimlik jeopolitiği: Jeopolitik hareketlilik nedeniyle, ulusal kimlik çatışması sınırlarda artan bir gerilim kaynağı haline gelir.

• Duvarların örülmesi: Siber saldırılar, korumacılık ve mevzuat uyuşmazlıkları, internetin bölümlere ayrılmasına yol açar.

HAYATINIZIN KONTRATLARI VE DEĞİŞTİRİLEMEZ PLANLAR

HANGİ DEĞİŞTİRİLEMEZ SON BİZİ BEKLİYOR?

Yaşam bir ilişkiler çemberi, ucu açık bırakılmaması gereken çember.
Nereye gideceğimizi, kendimize ve insanlığa yardımcı olacak planların ne olduğunu bilir, ihtiyaç analizimizi bu gereçlere göre planlarız. Ancak bu planlar değiştirilemez değildir,durum ve şartlara, yer, zaman, kişi ve pozisyonlara göre her an değişebilir, esnek planlardır.
Bu içerikler  insanlığın  doğasında zaten var, iş ki bunları ortaya çıkaracak  zihinsel belleği harekete geçirmek. Bu durum çok boyutlu biyoloji olmayı gerektirir, yani bir tür süper biyolojiye sahip olmak, içsel zeka haline gelmek gibi.
Velhasılı sizinle konuşan bir biyoloji…..
Müthiş bir şey, değil mi?
Bunun için insanoğlu dünyaya geliş amacını sorgulamalı, “Akıl- Kalp Bütünlüğünü” sağlamalı, bilgeliğini yeniden keşfetmeli, manada yataydan dikeye ilerlemeli.
Manada dikey ilerleyerek yaşam sermayemizi de arttırabiliriz.
Yaşamda biriktirilen sermayeler arttırılmalı ki, gerektiğinde, yaptığımız planlar işe yaramadığında, bize yeni fırsatlar açılsın.
Ancak …..!
Hayatta ne yazık ki her şey planlanamıyor….
Bazen her şeyi planladığımızı sanırız, yanılırız…..Çünkü her şey planlamakla olmuyor, bazen hayat farklı planlarla bizi farklı yaşam boyutlarına taşıyabiliyor, bunu bize sormadan,danışmadan hatta insafsızca yapıyor ve çaresizlik içinde yok edebiliyor.
Nasıl?
LÜBNAN’IN EN ZENGİN ADAMI EYMEN BİSTANİ;
Beyrutu en iyi noktadan gören hakim bir tepede kendisine görkemli bir mezar yaptı, oraya gömülmeyi vasiyet etti. İlahi kader farklı tecelli etti, özel uçağı denize düştü. Milyonlara mal olan aramalar sonunda uçağı bulundu ama cesedine ulaşılamadı.
İNGİLTERE’NİN EN ZENGİN ADAMLARINDAN BİR LORD, zaman zaman devlete bile borç veriyordu. Malikanesinde oldukça büyük ve korunaklı bir odayı servet kasası olarak kullanıyordu.
Birgün hazinesine girdi ve yanlışlıkla kapıyı üstüne kapattı.
Oda çok özel inşa edildiği için, ne kadar bağırıp çağırdıysa, yardım istediyse de sesini kimseye duyuramadı. Zaman zaman eve gelmediği için, evdekiler arama ihtiyacı hissetmedi.Günler sonra cesedi bulunan Lord, bir şekilde parmağını kesmiş ve kanıyla şu cümleyi yazmıştı: “Dünyanın en zengin insanı, açlıktan ve susuzluktan ölüyor”! ( Anlatılan gerçek bir yaşam öyküsü-Alıntı) Bunun gibi bir çok  hikayeleri duyuyor,mucizeler yaşıyoruz.
İşte bunun için insanoğlu dünyaya geliş amacını sorgulamalı, “Akıl- Kalp Bütünlüğünü” sağlamalı, bilgeliğini yeniden keşfetmeli, manada yataydan dikeye ilerlemeli.

BU ‘DA MINA BAŞARAN’IN DEĞIŞTIRILEMEZ KONTRAT VE PLANI;
HANGİ DEĞİŞTİRİLEMEZ SON BİZİ BEKLİYOR?
“Better Together 💗 #forever”- “Sonsuza Kadar Beraber ” 7 Kız arkadaşın “sonsuza kadar beraber olma” hikayesi;
Mina’nın hayata ve yaşayacaklarına dair büyük planları vardı.
Mina Başaran’ın babası Hüseyin Başaran inşa ettiği Fikirtepe’deki Mina Towers isimli dev projeye kızının adını vermişti.Bu proje Hüseyin Başaran’ın Kızı Mina’ya ait gelecek projesiydi.
14 Nisan’da düğün hazırlığı yapan Mina, Kasım ayında sevdiği tüm arkadaşlarıyla sosyal medyada “Better Together 💗 #forever”- “Sonsuza Kadar Beraber ” mesajını vermişti. Ve 11 Mart 2018”de Mina ailesine ait özel jet İran’ın başkenti Tahran’ın güneyinde düştü ve Mina Başaran ve 7 kız arkadaşı ile korkunç kazada hayata veda etti.
Bu değiştirilemez son idi ve hepimizin buna benzer mucizevi hikayeleri olmaya devam edecek. Başarılı bir kontrat için;Düşüncelerimize, ZİHNİMİZ’in bizim için yaptığı, Farkında Olamadığımız Planlara Dikkat Etmek..!! Ve bugünün farkındalığına şükretmek..

DÜNYA EKONOMİSİNDE “DİJİTAL AMBARGO”NUN TSUNAMİ ETKİSİ

DÜNYA EKONOMİSİNDE “DİJİTAL AMBARGO”NUN TSUNAMİ ETKİSİ
SAP, Trump’un aldığı kararlar doğrultusunda müşterilerine “Benim yazılımım üzerinden İran’a satış yapamazsın”diyor.
Kurumsal kaynak planlama yazılımı (ERP) iş yazılımı ile tanıdığımız SAP firması, dünyanın lider kurumsal iş yazılımları sağlayıcısı olup, 1972 yılında Almanya’da kuruldu.SAP Türkiye, yaklaşık olarak kurumsal uygulama yazılım pazarının üçte ikisine yakın bir payı elinde bulundurur.SAP1

SAP, Trump’un aldığı kararlar doğrultusunda müşterilerine “Benim yazılımım üzerinden İran’a satış yapamazsın” diyerek şirketlere yaptırım içeren bir yazı gönderiyor.Yazıda diyor ki;
“SAP’nin iç denetim sürecinde ………. şirketinin İran ile bağlantıları tespit edildiğine dair Itelligence tarafından bilgilendirildik. ….. olarak İran’da tesisimiz, satış elamanımız, varlığımız, depomuz vb. olmadığını onaylıyorum. Faaliyetlerimiz tümüyle Türkiye’de yürütülmektedir ve ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmadıkça İran’da ofis/fabrika kurma niyetimiz yoktur” ifadesi yer alıyor. Ve bu metnin altına imza atılması isteniyor. Aksi taktirde yaptırım uygulanacağı belirtiliyor.
Bu yazı ile dünya ekonomisinde “dijital ambargo”nun tsunami etkisini tetikliyor.
Her şirket, her ürün doğar, büyür ve gelişir. SAP şirketi de böyle bir süreci doğal olarak yaşadı ama zorluklar içinde. Sürecin tanığıydım, çünkü hizmet verdiği şirketlerden birinde yönetici olarak çalışıyordum.(Aynı zamanda TUBİSAD Gn.Sekreter, TBD Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi).
SAP ilk zamanlar şirketlerin kapısında bekleyerek, tekliflerini defalarca yorulmadan, sıkılmadan anlatarak büyüdü, gelişti. Ve gerçekten firmaların gelişmesinde, verimlilik artışında ciddi faydalar sağladı.
Şimdi, Bağlantı Ekonomisinin geleceğini araştıran SAP, 90 Trilyonluk bir hacme hükmetmeye çalışacak., The Economist Intelligence Unit ve SAP bağlantı ekonomisinin geleceğini araştıran bir rapor yayınladı. Araştırmaya göre 2020’de 26 milyar adede ulaşacak birbirine bağlı makinenin ve 9 milyara erişecek insan nüfusunun hayat vereceği bağlantı ekonomisi, önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde 90 trilyon dolarlık bir hacim yaratacak. İşletmelerin yüzde 86’sı ise önümüzdeki beş yıl içinde, bağlantı ekonomisine yön veren bulut bilişime yatırım yapacağını söylüyor.(Kaynak:IT Advisor)
Yani ‘’Hiperbağlantılı Bir Ekonomi’’ iş dünyasını yönetecek.
Evet SAP gelişti, çok güçlendi ve gücün sarhoşluğunda şimdi de AMBORGO uyguluyor.
Müthiş bir hikaye ye tanık oluyoruz.Bu hikaye önemli bir workshop konusu olabilir…

DÜNYADA Kİ DENGELER NASIL DA DEĞİŞİYOR, BİR ACI DİLİN KIVRIMLARINDA

Anlaşılan, SAP dünya çapında ve tüm müşterileri için böyle bir sancılı süreci yürütecek.
SAP Türkiye’nin yaptığı açıklama ile,
“New York ve Frankfurt borsalarında işlem gören global bir şirket olan SAP SE, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Almanya ve operasyonlarını yürüttüğü ülkelerin ambargo kurallarına uymakla yükümlü’’ olduğunu belirtiyor.
Yaşadığım öyküdür,1990 lı yıllarda Sabancı-Çimento Grubu, Akçimento’da SAP’ı ERP ile işletmeye alma çalışmalarına başlamıştık. Uzun yıllar süren eğitim, uygulama çalışmaları ile bol gelen elbiseyi kısaltıp daraltarak, ekleyerek, biçerek vs… üretim hattımıza uygun bir hale getirerek kullanmaya çalıştık.
Çalıştık ama sonuç epeyce maliyetli olmuştu.
Diyeceğim o ki, dünya yazılımını maalesef aynen alıp uygulama şansı olmuyor, teknoloji global olabilir ancak uygulama üretim hattınıza uygun yeni bir tasarımla yerele uymak zorunda.
Bu gelişmeler gösteriyor ki, ülkemizde bilişim sektöründe artan uzmanlaşma ile SAP’ın yerini alacak yerli ürünlerimizin önü açılacak, yerli yazılımın değeri daha fazla bilinecek.
Ve bizdeki yazılım sektörü inovatif çalışmalarıyla 2018’i YERLİ YAZILIM YILI ilan edecek.

Dijital Şehirler ve Dijital Zihinler

SMARTFUTURE EXPO ZİRVESİ  06-07  EYLÜL 2017 Tarihinde İSANBUL KONGRE MERKEZİ’nde gerçekleşecek. Konuşmacı olarak davet edildiğim zirve de “Dijital Şehirlerin Dijital Zihin Yapısı ve Dijital Dünya” temasını, futuristik bir yaklaşımla ele almaya çalışacağım.(Zihin Mühendisliği)  http://smartfutureexpo.com/

Sınırsız bir potansiyele sahip “Dijital İnsan Zihni “ ile “Dijitalleşmeye çalışan şehirler” de yaşıyoruz. Onun için akıllı bir dünyaya doğru “ZİHİNSEL SİSTEMİN DİJİTAL KODLARIYLA” hızla yol alıyoruz. Dijtalleşme  ile dünyanın güçlü global şirketleri ve devletleri, Dijital Ekonominin “Responsible ya da Sustainable ”,”Sorumlu, Duyarlı, Sürdürülebilir ” yeni iş modellerini uygulamaya alıyor. Kar etmek için ortaya koyulan bu iş yapma yöntemleri aynı zamanda “Sosyal Sorumluluk , Çevreci, İnsancıl” politikaları içeriyor.Bu politikalar aynı zamanda “Daha güçlü , daha sosyal, daha ekonomik ve daha çevresel yapılar kurabilmek adına “DİJİTAL   ŞEHİRLER”i inşa etmeye çalışıyor.image001SM1

FUTURISM

Kendi kendini inşa eden köprüler…
Yüksek  teknoloji kullanımı

Older posts

© 2019 Perihan USTA

Theme by Anders NorenUp ↑