Perihan USTA

Yönetim Danışmanı & Eğitim Bilimci Araştırmacı Yazar,Baş Denetçi

Category: Uncategorized (page 1 of 9)

Zamanın Ruhu ve Yeni Dünya

ZAMANIN RUHUNU, YENİ DÜNYAYI VE DEF PLANLARINI OKUMAK

Dünya Ekonomik Forumu, dünyayı şekillendirecek 8 büyük maddeyi nasıl uygulayacak?
Bunun için DEF arşivi bir videodan tarihi gerçekleri izleyelim.
DEF Kurucusu Prof.Klaus Schwab 2020 yılı Mayıs ayında, Davos’ta kürsüye çıktı, Büyük Reset’i tanıtarak Prens Charles’ı kürsüye davet etti.
Kürsüye çıkan Prens Charles; Büyük Reset çağrısında bulunarak pandemi döneminde bu resete neden ihtiyaç duyulduğunu anlattı.
Ekim ayı sonu ekranlara çıkan Kanada Başbakanı Justin Trudeau “Pandemi bize reset (sıfırdan başlama) için fırsat sundu, yeni bir ekonomik sistemi kurma çabalarımız bunun için bir fırsattır,  Ajanda 2030,Sürdürülebilir Gelişimler ve SDG için gayret sarf edeceğiz’’ dedi.
Kısaca, pandeminin bu proje için, biçilmiş bir kaftan olduğunu söyledi.
(SDG- Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri; yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için evrensel eylem çağrısıdır.Birleşmiş Milletlerin karşımıza koyduğu bir program.Türkiye Tarım Bakanlığı, Gates Vakfı ile birlikte bu protokole imza atmıştır.)
Ve geçtiğimiz hafta, Prens Charles kraliyet you tube kanalında pandeminin insanlığa fırsat sunduğundan, ekonomiyi resetliyeceklerinden bahseder.
Şimdi, Dünya Ekonomik Formu ‘’AJANDA 2030’’ video’sundan özetleyebildiğim maddeler;
Video 2016 yılında yayınlanmış.
1-Hiç birşeye sahip olmayacaksınız ve mutlu olacaksınız.
Ne isterseniz kiralayacaksınız ve bunlar size dronlarla teslim edilecek.
Bu ne demek?
Dünya  üzerinde özel mülküyetin kalkması anlamına geliyor.
Dünya Küresel Sosyalizme götürülüyor.
Peki, insanlar herşeyi ‘’KİMDEN’’ kiralayacak?
Yanıt belli değil mi,onların organize ettiği küresel şirketlerden.
2-Videoda diğer önemli bahislerden biri de, ’’ABD’nin dünyanın süper gücü olmayacağı,başka ülkelerinde egemen olacağı.’’
Bu video sahnesinde seyrettiğiniz üzere bazı ülkelerin bayrakları var ve Türkiye’nin de bayrağı var.
Sanırım, öngördükleri ‘Küresel Politikalara’,SDG(Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri) Programına dahil , DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü)ile işbirliğinde olan  ülkeleri açıklıyor.
(DSÖ Trump yönetiminde ABD’den kovulmuştu.)
2030 yılında tüm bu çalışmalar dünyada bitmiş olacak.
3-Organ veya donör beklerken ölmeyeceksiniz.Organ nakil edilmeyecek,3D Print ile organik dokular kullanılarak yenileri yapılacak.
4-Çok daha az et yiyeceksiniz,bu sizin tercihiniz olacak.Çevre ve sağlığınız için.
Doğaya zarar vermeyen ,iklim ile barışık üretim sistemleri olacak.(Büyük Reset’te bu sistemler yapılandırılmış zaten.)
Büyük  baş hayvanları çok fazla sera gazı ürettiği için, iklime zararlı,sağlığa zararlı..vs…
Bunun yerine alternatif protein kaynakları olacak.
5-İklim değişikliği yüzünden 1 Milyar insan göç edecek.Mültecileri iyilikle karşılamak ve onları entegre etmek için gayret göstermeliyiz.
Dünya nufusu şu anda 7.8 milyar.Bir milyar insanın göç etmesi ne demek?
Anlaşılan dünya demografik yapısı değiştirilecek.
Çok büyük bir iklim anomalisi,sel,felaketler olmalı ki bu bir milyar insan göç etsin.
Demek ki pandemi bu tür olayların yanında basit kalacak.
6-Çevreyi kirletenler yani fabrikalar CO(Karbonmonoksit) vergisi ödeyecek.
Karbonun küresel bir bedeli olacak.Bu yüzden fosil yakıtlar tarihe karışacak.
Yürürlüğe konulan ‘The GreenNew Deal ‘ (GND- Yeşil Yeni Anlaşma) iklim krizinin nasıl çözüleceğine dair çözümleri içermektedir.
Peki bu projeler nasıl gerçekleşecek?
100 Trilyon dolarlık projeler bunlar ve bu projelerle dünya yeniden şekillendirilecek.
Böyle bir para yok, şu anda ABD Merkez Bankası baz parası bile 6 trilyon dolar iken nasıl olacak?
Merkez bankaları daha fazla para basmaya devam edecek ve 2021yılında bu olaylara şahit olacağız.
7-Mars’a  gitmek için hazırlanabilirsiniz.
Bilim adamları sizleri uzayda sağlıklı tutmanın yolunu bulmuş olacak.
Uzayda yaşamı bulma yolculuğu başlıyor mu?
8-Batılı değerler kırılma noktasına gelinceye kadar test edilmiş olacak.
Demokrasinin temelini oluşturan kuvvetler ayrılığı ilkesi unutulmamalı.
Demek ki otokrat rejimler yükselecek, zaten pandemi  bu değişimlere gerekli zemini hazırlıyor.
Şu anda yaşadığımız hayatlar…
Değişim dayatılıyor,değişime zorlanan dünya insanları,maske takma zorunluluğu,sokağa çıkma yasakları,değişen çalışma koşulları,yeni iş modelleri  ile zaten değişimde.
Dünyada özgürlükler kısıtlandırılıyor,ekonomiler çökertiliyor.
Dünya hükümetleri borçlandırılarak bu değişimin içine çekiliyor,plan adım adım ilerliyor ne yazık ki.
Gerçekleri bilelim.

Kayn;Great Reset , Ajanda2030 ,TheGreen New Deal, DünyaEkonomikForm , BBC, Hamza Yardımcıoğlu

The Econimist;2021’de izlenecek 10 trend

The Economist 2020 kapağında, ÖNÜMÜZDEKİ YIL İZLENECEK 10 TREND ve makaleleri ile anlatımı, sizlere özetlemeye çalıştım.9.şıktaki analiz bana aittir.
TRENDLER
1-Covid 19 aşı üzerindeki savaşlar,dağıtımı,aşıya ulaşımı ve aşının getireceği zorluklar
2-Karışık bir ekonomik iyileşme
3-Yeni Dünya Düzensizliğinin yamanması
4-Daha fazla ABD-ÇİN gerilimi
5-Ön plana çıkan şirketler;Tik Tok ve Huawei. Bu şirketlerin jeopolitik bir tehdit haline gelmesi
6-Teknolojiye uyum
Aşı ve hayatın online şekilde süreceği
Video konferans ve online öğrenme, online ticaretin nasıl büyüdüğünü, teknolojinin  hayatımıza hızlı ve ciddi bir şekilde büyüyerek girdiğini anlatıyor.
7-Dünya üzerindeki fiziki seyahatlerin nasıl azaldığı, turistik anlamda seyahatlerin zorunlu azalışa geçmesi ve ÜZERİNDE DOLAŞILAMAYAN BİR DÜNYA– SEYAHATSİZ BİR DÜNYA….
8-İklim değişikliği ile ilgili gelişmeler ve fırsat;Pandeminin bu alanda bir fırsat olarak görülmesi.The Green New Deal;Yeşil Yeni Anlaşma ön planda olacak. 2021’de iklim sorunu pandeminin önüne geçecek ve 2022’de gıda krizi ve kıtlık sorunu başlayacak..
9-The year of Deja vu;2021 Deja vu yılı
Dünya ekonomisi 2020 Mart ayından itibaren etkileri giderek artan bir kriz yaşadı, her şey iptal oldu, 2021 de bu kriz devam edecek veya ettirilecek.
Ancak tecrübelerimizle, fiziksel, zihinsel ve duygusal yanıtlarımızın artık çok farklı olduğunu hissederek yaşayacağımız,YENİ BİR İNSAN’a dönüştüğümüze şahit olacağımız bir yıl olacağı muhakkak.
İnsanlığın uyanışı hızlanacak.
KENDİN içini Değişime kucakla…
YENİ bir insan olduğunu kabul et…
Daha çok kalp merkezli olduğunu kabul et…
Uyanış ile KENDİNİZİ DAHA YÜKSEK titreşimli deneyimlere hizalamak için farklı seçimler yapma fırsatına sahip olacaksınız, hayatınızda değişiklikler yapmakla ilgili fırsatlara odaklanın, çünkü
SEVGİ  içermeyen her şey çürümeye yüz tutacak.
Yeni Dünya vizyonu sevgi odaklı ve şimdi SEVGİ ile uyum sağlama zamanı.
10-Diğer riskler için UYA NIŞ ÇAĞRISI
Covid 19 için uygulanan tedavilerde yoğun antibiyotik kullanımı ve antibiyotik direncinin oluşması
Nükleer terör..vs..
Ekonomist böyle bir resim koyuyor önümüze.

ŞİRKETİNİZİ KURTARMAK İÇİN VİRÜS GİBİ DAVRANMAK

Şirket Stratejisi; Krizin ilk günü aynı zamanda kriz sonrasının ilk günü olmalı
Doğru bir zamanda dünyayı kasıp kavuran #Coronavirus salgınını nokta atışı pazarlama stratejisi ile ele alan Uğur Candan’dan Dört Dörtlük LİDERLİK röportajı.
Tebrikler Uğur Candan…. Managing Director – #SAPTurkey

‘‘Bu salgın bize göstermiş oldu ki krizler kurum yapıları içerisindeki değişimi ve dönüşümü hızlandırıyor. Artık rotamız dijitale döndü. Krizden çıkışın ana formülü de orada.
İş dünyasında şu an bir şok dalgası yaşanıyor. Şirketler adeta bir turnusol asit testinden geçiyor.
Bu testin sonucunda hayatta kalacaklar ve kalamayacaklar belli olacak. Kurumların altyapısı sağlamsa koronavirüs gibi bir şok dalgası nereden gelirse gelsin kurumlar ona karşı hazır olabilir.”
TÜRKİYE TURNUSOL TESTİNDEN GEÇECEK ÇÜNKÜ BİZ İDMANLIYIZ
Bu krizde Türkiye’nin bir şansı var. Dünyada bu tarz şok etkisi yaratan olaylar, 8-9 yılda bir yaşanırken Türkiye’de çok daha sık yaşanıyor.
Türkiye’deki kurumların bu şokları yönetebilme ve gerekli enstrümanlara sahip olma noktasında dünyadaki firmalara kıyasla daha hazırlıklı olduğunu düşünüyorum.
KORKMAYIN PAZAR ÖNCE  DARALACAK, SONRA BÜYÜYECEK
Koronavirüs salgını nedeniyle şu an şirketlerde bir şok dalgası yaşanıyor, bu şok dalgasının ardından pazarın daraldığı, sonrasında yeniden güçlü bir ivme ile genişlediği bir dönem olacak. Burada önemli olan güvenli liman olabilmektir.
‘ÖNCE KRİZ BİTSİN’ DİYEN YARIŞI ŞİMDİDEN KAYBETTİ
Bizim anlayışımız şu: ‘Krizin ilk günü aynı zamanda kriz sonrasının ilk günüdür’. Daha o gün kriz sonrası için yola koyulmak gerekir. Adım atmak için ‘Krizin bitmesini bekleyelim’ diyen şirketler rakiplerinin yarışta öne geçtiğini görecek. Büyümek için harekete geçmeyi kriz sonrasına bırakmamak gerekiyor.
ŞİRKETİNİZİ KURTARMAK İÇİN VİRÜS GİBİ DAVRANMAYI ÖĞRENİN
Bu krizi atlatmak için virüsten ve onunla mücadeleden almamız gereken ders var. Şirketlerin ‘Algıla-öğren-önlemini al’ stratejisini izlemesi gerekiyor. Tıpkı vücudumuz gibi. Vücudumuz virüsle karşılaştığında onu algılar, öğrenir ve önlemini alır. Vücudumuzun direnci ne kadar güçlüyse virüsten de o kadar hızlı kurtuluruz. Şirketler de krizlere bu şekilde hazırlıklı olmalı, antikor yaratmalı, dirençlerini güçlü tutmalı.
İLK HEDEF ÇALIŞANIN ÜZERINDEKI ŞOKU ALMAK
Şok dalgasının etkisini ilk etapta çalışanların üzerinden almak gerekiyor. Çünkü çalışan yoksa iş olmaz, iş olmazsa müşteri olmaz, müşteri olmazsa vatandaşa dokunan ürün veya hizmet olmaz. ‘Çalışanlarımız önceliğimizdir’ yaklaşımı da aslında budur.
İşte bu nedenle ‘Qualtrics’in Remote Work Pulse’ (uzaktan çalışma modeli) çözümümüzü çalışanlarıyla kesintisiz ve güvenilir ilişki kurmak isteyen tüm firmalar için de ücretsiz kullanıma açtık.
ŞUNA HAZIR OLALIM: KRİZLE GELEN ŞEYLER GİTMEYECEK
Herkes kendini bu krizde gelen bazı yeni davranışların kalıcı olacağına hazırlamalı. Mesela kriz e-ticareti patlatacak. E-ticaret sektörü 2018 yılında, yüzde 42 büyüme ile 59.9 milyar liralık hacme ulaştı. 2014-2018 yılları arasında sektörün ortalama yıllık büyüme hızı ise yüzde 33 oldu.
Dünyadaki toplam e-ticaret payı yüzde 10 seviyesinde iken Türkiye’de 2018 itibarıyla e-ticaretin toplam perakende içindeki payı yüzde 5.3 seviyesinde bulunuyor.
KPMG Türkiye’ye göre kriz sonrasında online alışverişlerde yüzde 70’e varan artışlar yaşanıyor.
Bir örnek vereyim. Bu süreçte CarrefourSa’nın toplam online trafiğinde yüzde 100 artış oldu, bu trafiğin yüzde 80’i mobil uygulamalardan geliyor. Mobil uygulamalarının indirme oranı ise 5 katına çıktı.
Yani şimdiden söyleyeyim, e-ticaret artık hiçbir zaman yüzde 5 seviyesine inmeyecek.
‘BULUT’A GEÇEN ŞİRKETLER KRİZ SONRASINDA AVANTAJLI OLACAK
“Bulut sistemi, şirketlere çeviklik ve hızın yanında, esnek çalışma modellerine geçişi kolaylaştırıyor. O nedenle ‘Bulut’a geçen şirketler şu anda avantajlı konumdalar.
HIZLI BALIK: BİR HASTANEYE YARIM SAATTE 300 YATAK BULDUK
Salgında en önemli şey hızlı hareket edebilmek. Bu sadece tıbbi müdahalede değil. Her alanda, tedarikte, teslimatta, üretimde hızlı olmak.
Yine krizden bir örnek vereyim. Yeni kurulacak hastanelere anında yatak-çarşaf bulmak da sorun.
Her yer kapalı. Bizim #AribaDiscovery diye bir programımız var. Bu bir tür streaming platformu. Bütün dünyadaki üreticiler ürünlerini stream ediyor, siz de buradan buluyorsunuz. Amerika’da bir hastanenin 500 yatak ihtiyacını 30 dakika içinde bu platformumuz üzerinden karşıladık.

Röportaj #ErtuğrulÖzkök; #HürriyetGazetesi; https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ertugrul-ozkok/7-1lik-macla-baslayan-bir-korona-hikayesi-41492009

NEOM- ROBOTLAR ŞEHRİ

GELECEĞİN KODLARI NEOM’DA YAZILIYOR!

En büyük yatırımcıları ABD, İsrail ve Suudi Arabistan olan, 500 milyar dolarlık maliyetli uluslararası dijital kent NEOM, küresel dengeleri epeyce zorlayacak.
Kafaları kurcalayan bu dijital kent,  aslında bir ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ PROJESİ olacak.
Neom ismini, İngilizce’deki ‘New’ ve Arapça’daki ‘Müstakbel’ kelimesinin ilk harfinin birleşiminden alıyor.
Bu kent, küresel ticaretin yüzde 10’unun gerçekleştiği Kızıl Deniz’in kıyısına, Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır sınırında, şehir  nüfusunun büyük bir bölümünü robotların  oluşturduğu, robotların yaşadığı DİJİTAL  BİR KENT olarak kuruluyor.
Dünyada ilk kez bir robota vatandaşlık veren Suudi Arabistan, projeyi büyük bir çoğunlukla finanse ediyor.
Suudi Arabistan Veliahtı Prens Muhammed bin Salman, tarihsel ve inançsal öneme sahip
(The Animatrix-   Wachowski kardeşlerin çizgi filmi; https://www.youtube.com/watch?v=JwKJsRU6V_s ),
Stratejik bir  bölgede, artık Süveyş Kanalına hiç ihtiyacı olmayacak İsrail’e, yeni bir dünyanın kapılarını açıyor…
Çöl ve kayalıkların hâkim olduğu bu topraklara ilk baktığınızda, bir şey göremeyebilirsiniz…
Ya da sizi cezbedecek hiçbir şey bulamayabilirsiniz.
Bu topraklarda belirli bir fikir yok,sınır yok,bölge yok ama sonsuz bir potansiyelin olduğu NEOM var.

NEOM PROJESİ ile zihinlerin tamamen  dijitalleşip Transhümanizmin gerçekleşeceği, küresel dengeleri zorlayacak ,üstün bir ırkın yaşayacağı bir kent kuruluyor.
Bu kent aslında, dünyaya hükmederek yön verecek,  DİJİTAL BİR  DEVLET  olacaktır.
Enerji, Su, Mobilite, Biyoteknoloji,  Üretim, Medya,  Eğlence, Teknolojik ve Dijital Bilimler ve yaşam gibi 9 farklı alanda inovasyon gerçekleştirecek bu projeler,  sadece güneş ve rüzgar enerjileriyle tedarik edilecek.
‘’Gelecekteki  İnsan-Yeni  İnsan’’ı şekillendiren bu proje,
YENİ DÜNYA VİZYON’undaki üstün bir ırkı tasarladığı aşikar, ancak küresel dünya nasıl bir demografik yapıya sahip olacak,  sosyo-ekonomik değişimler  nasıl gelişecek, Yeni  Dünyanın  3 Odağı; Yeni  Normal,  Yeni  Denge  ve Yeni  Zihin’mi olacağı belirsiz.

Perihan Usta

“i-marketing” -“Now & Next”

18. Pazarlama Zirvesi “ i-marketing” ve 23.İnsan Kaynakları Zirvesi “Now & Next” ana teması ile pazarlama, insan kaynakları profesyonelleri ve uzmanlarını bir kez daha heyecanla buluşturdu.Konferans başkanı Peter Fisk’in (Pazarlama Gurusu, Profesör IE Business School) futuristik ve kapsamlı bilgileriyle,  zirve  her yıl ki eğiticiliğini yineledi.
Her iki zirvede dünyadaki dönüşümün dinamikleri tartışıldı.
Sonuçta, iş profesyonellerinin odağına, değişim için önce “Zihinsel Dönüşüm” yerleşti.
Şimdi “MIND TIME” zamanı.

Zirvede “Rezonans Etki Alanı” oluşturmaya çalışan konuşmacılar ile katılımcılar arasında yeni bilgilerle, mekan, konsept, etkileyici müzik ve toplu danslarla interaktif bir bütünlük oluşturulmaya çalışılması bir hayli dikkat çekiciydi.

Her iki zirveden önemli satır aralarını, iç görüleri sizlerle paylaşmaya çalışacağım;
Büyük verinin şekillendirdiği yeni ekonomi dinamikleri,
iş dünyasını “YIKICI –DISRUPTIVE-DEĞİŞİMLERE” zorluyor.
Bir yanda Dijital Çağın olmazsa olmazı “YIKIM VE İNOVASYON”,
diğer yanda “Hyper Awarness Liderlere” ihtiyaç duyan bir dünya,
iş profesyonellerini beceri ve yeteneklerin arttırılması konusunda ciddi bir şeklide uyarıyor.
Büyük Veri, Yapay Zeka yükselen trend.
Rekabet “AI-Yapay Zeka” ile hız kazanıyor, avantaj aslında “BÜYÜK VERI” de gizli.
“MELT-RATE-Erime hızı” gittikçe artıyor.
Peki, Eriyen ne?
Şirketler mi, Birikimler mi, Kariyer mi, Emek Gücü mü, Değerler mi?
Belki de hepsi….?
İşte bu yüzden “YIKICI –DISRUPTIVE DEĞİŞİMLER” geliyor.
Değişim kaçınılmaz, süper hızlı ve çok kapsamlı, hatta karmaşık.

Sweetman Cragun Group CEO SHANE CRAGUN; “ Ya yıkıcı değişim yap, ya da bu yıkıcı değişimin kurbanı ol” diyerek ‘Yeniden Yaratmanın-Değişimin’ formülünü şöyle verdi;
REINVENTION FORMULA-DEĞİŞİM FORMÜLÜ;   (DxFxAxE)L>C

Kariyerini PROVAKATIF olmaya adamiş Tom Goodwin (Head of Innovation-ZENITH USA) Post Digital Cagda dünyada ki “KAOS YÖNETİMİ”nin, oncelikli gereklilik oluşturduğunu, provakatif bir sekilde anlatarak, “Belirli olan tek şey belirsizliktir. Bunu kabullenirsek geleceğe dair kaygılarımızı azaltabiliriz” dedi.
Kaygılarımız nasıl azalabilir?
Teknolojiler büyüleyici olsa da farkı yaratan, Zihin Yapısı.
Zihinde ki vızıltı, her zaman sahip olduğunuz negatif bir kalıntıdır, bırakın gitsin.Zihinsel dönüşümü sağlayacak, belirsizliği sen yok edeceksin, kaygıyı özgüvene sen dönüştüreceksin.
Belirsizliği kucakla, cesur ol, değişimin üzerine gidenler cesur liderlerdir.

NOW and NEXT; ŞİMDİ VE SONRASI’nın kısa formülü; Şimdi de ol, geleceği tasarla, AN’ın büyüsünde yaşa.
Eğer şimdiyi değiştirirseniz, işin geleceği de istediğiniz çerçevede değişecektir.

Davranış Stratejisti, İnovasyon Uzmanı Max Mckeown; “Şimdicilik Sanatı’nı anlattı. Başarı iyi uyumdan gelir.
İşbirliğinin gücü, yöneticinin gücünü belirler.
Yönetici nitelikli ve bütünleştiricilik gücüne sahip olmalı” diyerek güçlü liderliği vurguladı.
Ashridge Business School-Diyalog Profesörü Megan Reitz ise; “Organizasyon da ki tuzaklara dikkat çekti. İnsanların bize doğruyu söylemesine – Açık Davranamamasına” neden olan tuzaklar üzerine konuşarak, dışardan bakıldığında ne kadar korkutucu olabileceğimizi unutmamamız gerektiğini ifade etti.
“Sabırlı, istikrarlı olun” dedi, tıpkı Hz.Mevlana gibi; “Her şey vaktini bekler, Ne gül vaktinden önce açar, Ne güneş vaktinden erken doğar. Bekle, senin olan sana gelecektir.”
The Boston Consulting Group-Yves Morieux; Yeni çalışma biçimleri geliştirmeliyiz! “Teknolojiye yatırım okey, ama kurumlarda yeni çalışma şekilleri oluşturmalıyız. 60 yıl önceki çalışma şekliyle yeni teknoloji kullanıyoruz” diyerek, teknoloji ile uyumlu yeni iş modellerinin gerekliliğine değindi.
Ser in Motion’ın Kurucu ve Direktörü Felicia Perseguer: “Hayatta neye ihtiyacımız olduğuna değil, ne istediğimize odaklanıyoruz” diyerek içimizdeki gücün liderliğine dikkat çekti.
Complete Coherence -Dr Alan Watkins ; “Bazı insanlar yaptıkları işe odaklanıyor, bazı insanlar ilişkilerine odaklanıyor, bazıları ise kendilerine odaklanıyor. Bu üç boyutu birlikte geliştirmeliyiz” diyerek, gelecek için rekabet avantajının “4D Liderlik” olduğunu söyledi.
MCT CEO’su Tanyer Sönmezer ise liderliği çok kapsamlı ama, sade bir formülle şekillendirdi; “Şirketler zor süreçlerden geçiyor.Bu dönemlerde ‘Çevik ve Cesur Liderlere’ ihtiyaç var, böyle liderleri bulun,geliştirin diyerek, LİDER’i bu 4 HAVE özelliği ile tanımladı; “Mütevazı, Uyumlu, Vizyoner ve Konuya bağlanmış olmalı”.
HAVE; Humble, Adaptable, Visionary, Engaged

Bugün dünyanın sıkıntı çektiği önemli alanlardan biri de güçlü liderlik konusunda örnek teşkil edecek bir liderin olmayışıdır. ATATÜRK’ün liderlik vasfı tarihte yer almış, ancak geleceğe halen örnek teşkil etmektedir, bu bakış açısını bir kez daha vurgulayan Sn.Sönmezer, zihnimizdeki LİDER kodlamasını bir kez daha güncellememize yardımcı oldu.
ATATÜRK gibi, küçüğünü de büyüğünü de saygıyla, önem vererek dinleyen, anlayan, farkındalıklı ve değerlerle kodlanmış bir zihin yapısına sahip liderlere acil ihtiyaç var.

Muhteşem fikir ve öngörüleri içeren bu organizasyonları gerçekleştiren, Management Centre Türkiye (MCT)  Sn.Alper Utku (Yönetim Kurulu Başkanı), Sn. Didem Gürcüoğlu Tekay (Gn. Müdür) , Tanyer Sönmezer (CEO) sizin vizyonerliğinizle MCT dünyaya açılan kapı oldu, liderliğinizle akla, kalbe hitap ettiniz, nice 25 yıllara, tebrikler.

Bu da benden;
“Zihinde huzuru, kalpte sevgiyi ve ilişkilerde mutluluğu bulundurun, bulunduğunuz ortama ve An’a göre zihninizi eğitin, oto sistemde olmayın, MIND TIME yapın”.(Zihin Mühendisliği)           

HAYATINIZIN KONTRATLARI VE DEĞİŞTİRİLEMEZ PLANLAR

HANGİ DEĞİŞTİRİLEMEZ SON BİZİ BEKLİYOR?

Yaşam bir ilişkiler çemberi, ucu açık bırakılmaması gereken çember.
Nereye gideceğimizi, kendimize ve insanlığa yardımcı olacak planların ne olduğunu bilir, ihtiyaç analizimizi bu gereçlere göre planlarız. Ancak bu planlar değiştirilemez değildir,durum ve şartlara, yer, zaman, kişi ve pozisyonlara göre her an değişebilir, esnek planlardır.
Bu içerikler  insanlığın  doğasında zaten var, iş ki bunları ortaya çıkaracak  zihinsel belleği harekete geçirmek. Bu durum çok boyutlu biyoloji olmayı gerektirir, yani bir tür süper biyolojiye sahip olmak, içsel zeka haline gelmek gibi.
Velhasılı sizinle konuşan bir biyoloji…..
Müthiş bir şey, değil mi?
Bunun için insanoğlu dünyaya geliş amacını sorgulamalı, “Akıl- Kalp Bütünlüğünü” sağlamalı, bilgeliğini yeniden keşfetmeli, manada yataydan dikeye ilerlemeli.
Manada dikey ilerleyerek yaşam sermayemizi de arttırabiliriz.
Yaşamda biriktirilen sermayeler arttırılmalı ki, gerektiğinde, yaptığımız planlar işe yaramadığında, bize yeni fırsatlar açılsın.
Ancak …..!
Hayatta ne yazık ki her şey planlanamıyor….
Bazen her şeyi planladığımızı sanırız, yanılırız…..Çünkü her şey planlamakla olmuyor, bazen hayat farklı planlarla bizi farklı yaşam boyutlarına taşıyabiliyor, bunu bize sormadan,danışmadan hatta insafsızca yapıyor ve çaresizlik içinde yok edebiliyor.
Nasıl?
LÜBNAN’IN EN ZENGİN ADAMI EYMEN BİSTANİ;
Beyrutu en iyi noktadan gören hakim bir tepede kendisine görkemli bir mezar yaptı, oraya gömülmeyi vasiyet etti. İlahi kader farklı tecelli etti, özel uçağı denize düştü. Milyonlara mal olan aramalar sonunda uçağı bulundu ama cesedine ulaşılamadı.
İNGİLTERE’NİN EN ZENGİN ADAMLARINDAN BİR LORD, zaman zaman devlete bile borç veriyordu. Malikanesinde oldukça büyük ve korunaklı bir odayı servet kasası olarak kullanıyordu.
Birgün hazinesine girdi ve yanlışlıkla kapıyı üstüne kapattı.
Oda çok özel inşa edildiği için, ne kadar bağırıp çağırdıysa, yardım istediyse de sesini kimseye duyuramadı. Zaman zaman eve gelmediği için, evdekiler arama ihtiyacı hissetmedi.Günler sonra cesedi bulunan Lord, bir şekilde parmağını kesmiş ve kanıyla şu cümleyi yazmıştı: “Dünyanın en zengin insanı, açlıktan ve susuzluktan ölüyor”! ( Anlatılan gerçek bir yaşam öyküsü-Alıntı) Bunun gibi bir çok  hikayeleri duyuyor,mucizeler yaşıyoruz.
İşte bunun için insanoğlu dünyaya geliş amacını sorgulamalı, “Akıl- Kalp Bütünlüğünü” sağlamalı, bilgeliğini yeniden keşfetmeli, manada yataydan dikeye ilerlemeli.

BU ‘DA MINA BAŞARAN’IN DEĞIŞTIRILEMEZ KONTRAT VE PLANI;
HANGİ DEĞİŞTİRİLEMEZ SON BİZİ BEKLİYOR?
“Better Together 💗 #forever”- “Sonsuza Kadar Beraber ” 7 Kız arkadaşın “sonsuza kadar beraber olma” hikayesi;
Mina’nın hayata ve yaşayacaklarına dair büyük planları vardı.
Mina Başaran’ın babası Hüseyin Başaran inşa ettiği Fikirtepe’deki Mina Towers isimli dev projeye kızının adını vermişti.Bu proje Hüseyin Başaran’ın Kızı Mina’ya ait gelecek projesiydi.
14 Nisan’da düğün hazırlığı yapan Mina, Kasım ayında sevdiği tüm arkadaşlarıyla sosyal medyada “Better Together 💗 #forever”- “Sonsuza Kadar Beraber ” mesajını vermişti. Ve 11 Mart 2018”de Mina ailesine ait özel jet İran’ın başkenti Tahran’ın güneyinde düştü ve Mina Başaran ve 7 kız arkadaşı ile korkunç kazada hayata veda etti.
Bu değiştirilemez son idi ve hepimizin buna benzer mucizevi hikayeleri olmaya devam edecek. Başarılı bir kontrat için;Düşüncelerimize, ZİHNİMİZ’in bizim için yaptığı, Farkında Olamadığımız Planlara Dikkat Etmek..!! Ve bugünün farkındalığına şükretmek..

Dijital Şehirler ve Dijital Zihinler

SMARTFUTURE EXPO ZİRVESİ  06-07  EYLÜL 2017 Tarihinde İSANBUL KONGRE MERKEZİ’nde gerçekleşecek. Konuşmacı olarak davet edildiğim zirve de “Dijital Şehirlerin Dijital Zihin Yapısı ve Dijital Dünya” temasını, futuristik bir yaklaşımla ele almaya çalışacağım.(Zihin Mühendisliği)  http://smartfutureexpo.com/

Sınırsız bir potansiyele sahip “Dijital İnsan Zihni “ ile “Dijitalleşmeye çalışan şehirler” de yaşıyoruz. Onun için akıllı bir dünyaya doğru “ZİHİNSEL SİSTEMİN DİJİTAL KODLARIYLA” hızla yol alıyoruz. Dijtalleşme  ile dünyanın güçlü global şirketleri ve devletleri, Dijital Ekonominin “Responsible ya da Sustainable ”,”Sorumlu, Duyarlı, Sürdürülebilir ” yeni iş modellerini uygulamaya alıyor. Kar etmek için ortaya koyulan bu iş yapma yöntemleri aynı zamanda “Sosyal Sorumluluk , Çevreci, İnsancıl” politikaları içeriyor.Bu politikalar aynı zamanda “Daha güçlü , daha sosyal, daha ekonomik ve daha çevresel yapılar kurabilmek adına “DİJİTAL   ŞEHİRLER”i inşa etmeye çalışıyor.image001SM1

FUTURISM

Kendi kendini inşa eden köprüler…
Yüksek  teknoloji kullanımı

FORTUNE NİSAN2017 Röportaj;ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ

Teknoloji, yaratıcı zihin yapısını destekliyor

FORTUNE NİSAN 2017  Sayısında Sn.Nuray Şaman’a verdiğim röportaj; FORTUNEYönetim danışmanı ve Eğitim Bilimci kimliğiyle yıllardır iş dünyasının yeniden yapılanmasına önayak olan ve bu konuda “Zihin Mühendisliği” kavramını ortaya koyan Perihan Usta, yaratıcılığı destekleyen inovatif zihin yapısına sahip olmanın önemine değiniyor. Teknoloji ve dijitalleşme, zihnin sonsuz potansiyelinin ortaya çıkmasını destekliyor. Perihan Usta, “Zihin Mühendisliği” marka tescilini Türk Patent Enstitüsü’nden kısa süre önce yaptırmış.
Zihin mühendisliği, yayın hazırlığında olan bir kitap ve aynı zamanda inovatif ve fütüristik bir eğitim programı olup, zihinsel değişimin yol haritasını ve teknikleri sunarak daha başarılı, daha anlamlı ve daha huzurlu bir hayat deneyimi yaşamayı amaçlıyor.
Usta, dijitalleşme, zihnin yeni yapısı ve gelecek perspektifinde sorularımızı yanıtladı:
Zihin mühendisliği deyince ne anlamalıyız?
olan “zihin” yapısının bir yazılım programı gibi çalıştığını anlatmaya çalışan disiplinler bütünüdür. İnsan yaşamında önemli olan, “zihinsel oyunların kurallarını bilmek ve bu oyunları kurallara göre oynamak”.Sahip olduğunuz “Zihinsel Yazılım Programını teşhis etmek, kendi zihninizi hedefleriniz doğrultusunda yeniden inşa edebilmek adına “zihin mühendisliği” kapsamındaki disiplinler hayatın içine alınmalı, uygulanmalı.
Teknoloji kullanımı ve dijital yaşamın gelişimi zihnimizi nasıl ve ne şekilde değiştirip dönüştürüyor?
Teknoloji kullanımı ve dijital yaşamın gelişimi, zihnimizin sonsuz potansiyelinin aktive edilmesine kapı aralıyor.Yaratıcılığa odaklı bir zihin yapısı anlayışını savunuyor.
Yeni zihin yapısı; net, basit ve sade düşünce yapısını geliştirmeyi, nokta vuruşu yapabilecek fikirleri destekleyen analitik çözümleri bir kod yapısı içinde algılamak istiyor ve bu çözümleri içeren bir yazılım programının gerekliliğini vurguluyor.
“Düşünce, söz ve davranışlar” da bütünselliği öngörüyor.
İnsanın saklı evreni olan zihinde, evrensel değerlerin öncülüğündeki pozitif yönetişimi destekleyen, güçlü yanların öne çıkarıldığı, entegre çözümler içeren zihinsel yazılım programlarına  ihtiyaç duyuyor.
21’inci yüzyılın dijitalleşen iş dünyası;
• Bu programlarla desteklenmiş zihinsel sistemlere, başarılı bir gelecek sunuyor.
• Bu tür zihinsel yapıları, robotik yapılardan üstün kılıyor ve rekabet avantajını sağlıyor.
Hiçbir robotik yapı, sonsuz düşünsel bir yapı karşısında rekabet edemez.
Robotik yapılar belli düşünsel yapılar içinde çözüm önerebilir, ancak zihinsel sistemler potansiyelleriyle orantılı olarak sonsuz düşünceler üretebilir,farklı alternatif çözümler oluşturabilir.
• Bütünsel bakabilen, bütünsel yönetebilen,çözüm odaklı zihinleri öngörüyor.
• Netlik ve kararlılık içeren olumlu düşünce yapılarının zihinsel sistemin güçlenmesindeki rolünü önemle savunuyor ve “pozitif yönetişim”i şiddetle savunuyor.
• 21’inci yüzyıl bilişim çağı,”yaratıcılık ve gelişim odaklı, bütünsel bakabilen” bir zihin yapısını destekliyor.
“Beyin&zihin” ikilisinin dinamik çalışması sonucu “bütünsel bakış açısı” güçleniyor.

Older posts

© 2021 Perihan USTA

Theme by Anders NorenUp ↑