Perihan USTA

Yönetim Danışmanı & Eğitim Bilimci Araştırmacı Yazar,Baş Denetçi

Category: Uncategorized (page 1 of 8)

“i-marketing” -“Now & Next”

18. Pazarlama Zirvesi “ i-marketing” ve 23.İnsan Kaynakları Zirvesi “Now & Next” ana teması ile pazarlama, insan kaynakları profesyonelleri ve uzmanlarını bir kez daha heyecanla buluşturdu.Konferans başkanı Peter Fisk’in (Pazarlama Gurusu, Profesör IE Business School) futuristik ve kapsamlı bilgileriyle,  zirve  her yıl ki eğiticiliğini yineledi.
Her iki zirvede dünyadaki dönüşümün dinamikleri tartışıldı.
Sonuçta, iş profesyonellerinin odağına, değişim için önce “Zihinsel Dönüşüm” yerleşti.
Şimdi “MIND TIME” zamanı.

Zirvede “Rezonans Etki Alanı” oluşturmaya çalışan konuşmacılar ile katılımcılar arasında yeni bilgilerle, mekan, konsept, etkileyici müzik ve toplu danslarla interaktif bir bütünlük oluşturulmaya çalışılması bir hayli dikkat çekiciydi.

Her iki zirveden önemli satır aralarını, iç görüleri sizlerle paylaşmaya çalışacağım;
Büyük verinin şekillendirdiği yeni ekonomi dinamikleri,
iş dünyasını “YIKICI –DISRUPTIVE-DEĞİŞİMLERE” zorluyor.
Bir yanda Dijital Çağın olmazsa olmazı “YIKIM VE İNOVASYON”,
diğer yanda “Hyper Awarness Liderlere” ihtiyaç duyan bir dünya,
iş profesyonellerini beceri ve yeteneklerin arttırılması konusunda ciddi bir şeklide uyarıyor.
Büyük Veri, Yapay Zeka yükselen trend.
Rekabet “AI-Yapay Zeka” ile hız kazanıyor, avantaj aslında “BÜYÜK VERI” de gizli.
“MELT-RATE-Erime hızı” gittikçe artıyor.
Peki, Eriyen ne?
Şirketler mi, Birikimler mi, Kariyer mi, Emek Gücü mü, Değerler mi?
Belki de hepsi….?
İşte bu yüzden “YIKICI –DISRUPTIVE DEĞİŞİMLER” geliyor.
Değişim kaçınılmaz, süper hızlı ve çok kapsamlı, hatta karmaşık.

Sweetman Cragun Group CEO SHANE CRAGUN; “ Ya yıkıcı değişim yap, ya da bu yıkıcı değişimin kurbanı ol” diyerek ‘Yeniden Yaratmanın-Değişimin’ formülünü şöyle verdi;
REINVENTION FORMULA-DEĞİŞİM FORMÜLÜ;   (DxFxAxE)L>C

Kariyerini PROVAKATIF olmaya adamiş Tom Goodwin (Head of Innovation-ZENITH USA) Post Digital Cagda dünyada ki “KAOS YÖNETİMİ”nin, oncelikli gereklilik oluşturduğunu, provakatif bir sekilde anlatarak, “Belirli olan tek şey belirsizliktir. Bunu kabullenirsek geleceğe dair kaygılarımızı azaltabiliriz” dedi.
Kaygılarımız nasıl azalabilir?
Teknolojiler büyüleyici olsa da farkı yaratan, Zihin Yapısı.
Zihinde ki vızıltı, her zaman sahip olduğunuz negatif bir kalıntıdır, bırakın gitsin.Zihinsel dönüşümü sağlayacak, belirsizliği sen yok edeceksin, kaygıyı özgüvene sen dönüştüreceksin.
Belirsizliği kucakla, cesur ol, değişimin üzerine gidenler cesur liderlerdir.

NOW and NEXT; ŞİMDİ VE SONRASI’nın kısa formülü; Şimdi de ol, geleceği tasarla, AN’ın büyüsünde yaşa.
Eğer şimdiyi değiştirirseniz, işin geleceği de istediğiniz çerçevede değişecektir.

Davranış Stratejisti, İnovasyon Uzmanı Max Mckeown; “Şimdicilik Sanatı’nı anlattı. Başarı iyi uyumdan gelir.
İşbirliğinin gücü, yöneticinin gücünü belirler.
Yönetici nitelikli ve bütünleştiricilik gücüne sahip olmalı” diyerek güçlü liderliği vurguladı.
Ashridge Business School-Diyalog Profesörü Megan Reitz ise; “Organizasyon da ki tuzaklara dikkat çekti. İnsanların bize doğruyu söylemesine – Açık Davranamamasına” neden olan tuzaklar üzerine konuşarak, dışardan bakıldığında ne kadar korkutucu olabileceğimizi unutmamamız gerektiğini ifade etti.
“Sabırlı, istikrarlı olun” dedi, tıpkı Hz.Mevlana gibi; “Her şey vaktini bekler, Ne gül vaktinden önce açar, Ne güneş vaktinden erken doğar. Bekle, senin olan sana gelecektir.”
The Boston Consulting Group-Yves Morieux; Yeni çalışma biçimleri geliştirmeliyiz! “Teknolojiye yatırım okey, ama kurumlarda yeni çalışma şekilleri oluşturmalıyız. 60 yıl önceki çalışma şekliyle yeni teknoloji kullanıyoruz” diyerek, teknoloji ile uyumlu yeni iş modellerinin gerekliliğine değindi.
Ser in Motion’ın Kurucu ve Direktörü Felicia Perseguer: “Hayatta neye ihtiyacımız olduğuna değil, ne istediğimize odaklanıyoruz” diyerek içimizdeki gücün liderliğine dikkat çekti.
Complete Coherence -Dr Alan Watkins ; “Bazı insanlar yaptıkları işe odaklanıyor, bazı insanlar ilişkilerine odaklanıyor, bazıları ise kendilerine odaklanıyor. Bu üç boyutu birlikte geliştirmeliyiz” diyerek, gelecek için rekabet avantajının “4D Liderlik” olduğunu söyledi.
MCT CEO’su Tanyer Sönmezer ise liderliği çok kapsamlı ama, sade bir formülle şekillendirdi; “Şirketler zor süreçlerden geçiyor.Bu dönemlerde ‘Çevik ve Cesur Liderlere’ ihtiyaç var, böyle liderleri bulun,geliştirin diyerek, LİDER’i bu 4 HAVE özelliği ile tanımladı; “Mütevazı, Uyumlu, Vizyoner ve Konuya bağlanmış olmalı”.
HAVE; Humble, Adaptable, Visionary, Engaged

Bugün dünyanın sıkıntı çektiği önemli alanlardan biri de güçlü liderlik konusunda örnek teşkil edecek bir liderin olmayışıdır. ATATÜRK’ün liderlik vasfı tarihte yer almış, ancak geleceğe halen örnek teşkil etmektedir, bu bakış açısını bir kez daha vurgulayan Sn.Sönmezer, zihnimizdeki LİDER kodlamasını bir kez daha güncellememize yardımcı oldu.
ATATÜRK gibi, küçüğünü de büyüğünü de saygıyla, önem vererek dinleyen, anlayan, farkındalıklı ve değerlerle kodlanmış bir zihin yapısına sahip liderlere acil ihtiyaç var.

Muhteşem fikir ve öngörüleri içeren bu organizasyonları gerçekleştiren, Management Centre Türkiye (MCT)  Sn.Alper Utku (Yönetim Kurulu Başkanı), Sn. Didem Gürcüoğlu Tekay (Gn. Müdür) , Tanyer Sönmezer (CEO) sizin vizyonerliğinizle MCT dünyaya açılan kapı oldu, liderliğinizle akla, kalbe hitap ettiniz, nice 25 yıllara, tebrikler.

Bu da benden;
“Zihinde huzuru, kalpte sevgiyi ve ilişkilerde mutluluğu bulundurun, bulunduğunuz ortama ve An’a göre zihninizi eğitin, oto sistemde olmayın, MIND TIME yapın”.(Zihin Mühendisliği)           

HAYATINIZIN KONTRATLARI VE DEĞİŞTİRİLEMEZ PLANLAR

HANGİ DEĞİŞTİRİLEMEZ SON BİZİ BEKLİYOR?

Yaşam bir ilişkiler çemberi, ucu açık bırakılmaması gereken çember.
Nereye gideceğimizi, kendimize ve insanlığa yardımcı olacak planların ne olduğunu bilir, ihtiyaç analizimizi bu gereçlere göre planlarız. Ancak bu planlar değiştirilemez değildir,durum ve şartlara, yer, zaman, kişi ve pozisyonlara göre her an değişebilir, esnek planlardır.
Bu içerikler  insanlığın  doğasında zaten var, iş ki bunları ortaya çıkaracak  zihinsel belleği harekete geçirmek. Bu durum çok boyutlu biyoloji olmayı gerektirir, yani bir tür süper biyolojiye sahip olmak, içsel zeka haline gelmek gibi.
Velhasılı sizinle konuşan bir biyoloji…..
Müthiş bir şey, değil mi?
Bunun için insanoğlu dünyaya geliş amacını sorgulamalı, “Akıl- Kalp Bütünlüğünü” sağlamalı, bilgeliğini yeniden keşfetmeli, manada yataydan dikeye ilerlemeli.
Manada dikey ilerleyerek yaşam sermayemizi de arttırabiliriz.
Yaşamda biriktirilen sermayeler arttırılmalı ki, gerektiğinde, yaptığımız planlar işe yaramadığında, bize yeni fırsatlar açılsın.
Ancak …..!
Hayatta ne yazık ki her şey planlanamıyor….
Bazen her şeyi planladığımızı sanırız, yanılırız…..Çünkü her şey planlamakla olmuyor, bazen hayat farklı planlarla bizi farklı yaşam boyutlarına taşıyabiliyor, bunu bize sormadan,danışmadan hatta insafsızca yapıyor ve çaresizlik içinde yok edebiliyor.
Nasıl?
LÜBNAN’IN EN ZENGİN ADAMI EYMEN BİSTANİ;
Beyrutu en iyi noktadan gören hakim bir tepede kendisine görkemli bir mezar yaptı, oraya gömülmeyi vasiyet etti. İlahi kader farklı tecelli etti, özel uçağı denize düştü. Milyonlara mal olan aramalar sonunda uçağı bulundu ama cesedine ulaşılamadı.
İNGİLTERE’NİN EN ZENGİN ADAMLARINDAN BİR LORD, zaman zaman devlete bile borç veriyordu. Malikanesinde oldukça büyük ve korunaklı bir odayı servet kasası olarak kullanıyordu.
Birgün hazinesine girdi ve yanlışlıkla kapıyı üstüne kapattı.
Oda çok özel inşa edildiği için, ne kadar bağırıp çağırdıysa, yardım istediyse de sesini kimseye duyuramadı. Zaman zaman eve gelmediği için, evdekiler arama ihtiyacı hissetmedi.Günler sonra cesedi bulunan Lord, bir şekilde parmağını kesmiş ve kanıyla şu cümleyi yazmıştı: “Dünyanın en zengin insanı, açlıktan ve susuzluktan ölüyor”! ( Anlatılan gerçek bir yaşam öyküsü-Alıntı) Bunun gibi bir çok  hikayeleri duyuyor,mucizeler yaşıyoruz.
İşte bunun için insanoğlu dünyaya geliş amacını sorgulamalı, “Akıl- Kalp Bütünlüğünü” sağlamalı, bilgeliğini yeniden keşfetmeli, manada yataydan dikeye ilerlemeli.

BU ‘DA MINA BAŞARAN’IN DEĞIŞTIRILEMEZ KONTRAT VE PLANI;
HANGİ DEĞİŞTİRİLEMEZ SON BİZİ BEKLİYOR?
“Better Together 💗 #forever”- “Sonsuza Kadar Beraber ” 7 Kız arkadaşın “sonsuza kadar beraber olma” hikayesi;
Mina’nın hayata ve yaşayacaklarına dair büyük planları vardı.
Mina Başaran’ın babası Hüseyin Başaran inşa ettiği Fikirtepe’deki Mina Towers isimli dev projeye kızının adını vermişti.Bu proje Hüseyin Başaran’ın Kızı Mina’ya ait gelecek projesiydi.
14 Nisan’da düğün hazırlığı yapan Mina, Kasım ayında sevdiği tüm arkadaşlarıyla sosyal medyada “Better Together 💗 #forever”- “Sonsuza Kadar Beraber ” mesajını vermişti. Ve 11 Mart 2018”de Mina ailesine ait özel jet İran’ın başkenti Tahran’ın güneyinde düştü ve Mina Başaran ve 7 kız arkadaşı ile korkunç kazada hayata veda etti.
Bu değiştirilemez son idi ve hepimizin buna benzer mucizevi hikayeleri olmaya devam edecek. Başarılı bir kontrat için;Düşüncelerimize, ZİHNİMİZ’in bizim için yaptığı, Farkında Olamadığımız Planlara Dikkat Etmek..!! Ve bugünün farkındalığına şükretmek..

Dijital Şehirler ve Dijital Zihinler

SMARTFUTURE EXPO ZİRVESİ  06-07  EYLÜL 2017 Tarihinde İSANBUL KONGRE MERKEZİ’nde gerçekleşecek. Konuşmacı olarak davet edildiğim zirve de “Dijital Şehirlerin Dijital Zihin Yapısı ve Dijital Dünya” temasını, futuristik bir yaklaşımla ele almaya çalışacağım.(Zihin Mühendisliği)  http://smartfutureexpo.com/

Sınırsız bir potansiyele sahip “Dijital İnsan Zihni “ ile “Dijitalleşmeye çalışan şehirler” de yaşıyoruz. Onun için akıllı bir dünyaya doğru “ZİHİNSEL SİSTEMİN DİJİTAL KODLARIYLA” hızla yol alıyoruz. Dijtalleşme  ile dünyanın güçlü global şirketleri ve devletleri, Dijital Ekonominin “Responsible ya da Sustainable ”,”Sorumlu, Duyarlı, Sürdürülebilir ” yeni iş modellerini uygulamaya alıyor. Kar etmek için ortaya koyulan bu iş yapma yöntemleri aynı zamanda “Sosyal Sorumluluk , Çevreci, İnsancıl” politikaları içeriyor.Bu politikalar aynı zamanda “Daha güçlü , daha sosyal, daha ekonomik ve daha çevresel yapılar kurabilmek adına “DİJİTAL   ŞEHİRLER”i inşa etmeye çalışıyor.image001SM1

FUTURISM

Kendi kendini inşa eden köprüler…
Yüksek  teknoloji kullanımı

FORTUNE NİSAN2017 Röportaj;ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ

Teknoloji, yaratıcı zihin yapısını destekliyor

FORTUNE NİSAN 2017  Sayısında Sn.Nuray Şaman’a verdiğim röportaj; FORTUNEYönetim danışmanı ve Eğitim Bilimci kimliğiyle yıllardır iş dünyasının yeniden yapılanmasına önayak olan ve bu konuda “Zihin Mühendisliği” kavramını ortaya koyan Perihan Usta, yaratıcılığı destekleyen inovatif zihin yapısına sahip olmanın önemine değiniyor. Teknoloji ve dijitalleşme, zihnin sonsuz potansiyelinin ortaya çıkmasını destekliyor. Perihan Usta, “Zihin Mühendisliği” marka tescilini Türk Patent Enstitüsü’nden kısa süre önce yaptırmış.
Zihin mühendisliği, yayın hazırlığında olan bir kitap ve aynı zamanda inovatif ve fütüristik bir eğitim programı olup, zihinsel değişimin yol haritasını ve teknikleri sunarak daha başarılı, daha anlamlı ve daha huzurlu bir hayat deneyimi yaşamayı amaçlıyor.
Usta, dijitalleşme, zihnin yeni yapısı ve gelecek perspektifinde sorularımızı yanıtladı:
Zihin mühendisliği deyince ne anlamalıyız?
olan “zihin” yapısının bir yazılım programı gibi çalıştığını anlatmaya çalışan disiplinler bütünüdür. İnsan yaşamında önemli olan, “zihinsel oyunların kurallarını bilmek ve bu oyunları kurallara göre oynamak”.Sahip olduğunuz “Zihinsel Yazılım Programını teşhis etmek, kendi zihninizi hedefleriniz doğrultusunda yeniden inşa edebilmek adına “zihin mühendisliği” kapsamındaki disiplinler hayatın içine alınmalı, uygulanmalı.
Teknoloji kullanımı ve dijital yaşamın gelişimi zihnimizi nasıl ve ne şekilde değiştirip dönüştürüyor?
Teknoloji kullanımı ve dijital yaşamın gelişimi, zihnimizin sonsuz potansiyelinin aktive edilmesine kapı aralıyor.Yaratıcılığa odaklı bir zihin yapısı anlayışını savunuyor.
Yeni zihin yapısı; net, basit ve sade düşünce yapısını geliştirmeyi, nokta vuruşu yapabilecek fikirleri destekleyen analitik çözümleri bir kod yapısı içinde algılamak istiyor ve bu çözümleri içeren bir yazılım programının gerekliliğini vurguluyor.
“Düşünce, söz ve davranışlar” da bütünselliği öngörüyor.
İnsanın saklı evreni olan zihinde, evrensel değerlerin öncülüğündeki pozitif yönetişimi destekleyen, güçlü yanların öne çıkarıldığı, entegre çözümler içeren zihinsel yazılım programlarına  ihtiyaç duyuyor.
21’inci yüzyılın dijitalleşen iş dünyası;
• Bu programlarla desteklenmiş zihinsel sistemlere, başarılı bir gelecek sunuyor.
• Bu tür zihinsel yapıları, robotik yapılardan üstün kılıyor ve rekabet avantajını sağlıyor.
Hiçbir robotik yapı, sonsuz düşünsel bir yapı karşısında rekabet edemez.
Robotik yapılar belli düşünsel yapılar içinde çözüm önerebilir, ancak zihinsel sistemler potansiyelleriyle orantılı olarak sonsuz düşünceler üretebilir,farklı alternatif çözümler oluşturabilir.
• Bütünsel bakabilen, bütünsel yönetebilen,çözüm odaklı zihinleri öngörüyor.
• Netlik ve kararlılık içeren olumlu düşünce yapılarının zihinsel sistemin güçlenmesindeki rolünü önemle savunuyor ve “pozitif yönetişim”i şiddetle savunuyor.
• 21’inci yüzyıl bilişim çağı,”yaratıcılık ve gelişim odaklı, bütünsel bakabilen” bir zihin yapısını destekliyor.
“Beyin&zihin” ikilisinin dinamik çalışması sonucu “bütünsel bakış açısı” güçleniyor.

4.Uluslararası Sigara ile Savaş Konferansı-4.International Smoking Conference”

Zehirli Sarhoşluk Hali İçeren İlişkiler ve Sigara ile Flört!

Konuşmacı olarak davet edildiğim “4.ULUSLARARASI SİGARA İLE SAVAŞ KONFERANSI--4. INTERNATIOANL ANTI- SMOKING CONFERENCE” da  “SSD afis 2Zihinsel Yaklaşım Modeliyle” anlatacağım.

“Kötü alışkanlıklardan kurtulmak, Başarılı ve doyumlu bir hayat yaşayabilmek” için zihni yönetebilmek,  yani “ Zihin Mühendisi” olabilmek , Yeni Dünya’nın bizden istediği beceri.

Unutmayalım ki yeni Dünyanın 3 odağı;  “Yeni Normal, Yeni Denge ve Yeni Zihin “

Hayatın her alanında “Yeni Bir Zihinle” yaşam ritmine kendinizi uyumlayın.Göreceksiniz ki her şey olması gerektiği gibi hedefleriniz doğrultusunda    gerçekleşecek.

Ünlü fizikçi Stephen Hawking ve “Zihin Mühendisliği”

Sadece zihinsel faaliyetleriyle bilimi yönlendiren ünlü fizikçi Stephen Hawking, “Zihin Mühendisliği” projesi araştırmalarımdaki “zihinsel faaliyetlerimizle “ ilgili gerçekleri kuvvetle destekliyor ve örnek teşkil ediyor..
Zihnin dengeli kullanımını şart koşan “Zihin Mühendisliği” projesi bu yüzden bilinmeli, önemsenmeli.

SHEWKINGThe Times gazetesine konuşan ünlü teorik fizikçi Stephen Hawking, Dünya ve insanlığın gidişatının insanların saldırganlık içgüdülerinden dolayı kaygı verici olduğunu belirtti.Hawking’e göre insanın saldırganlık içgüdüsünün teknoloji nedeniyle bir yıkıma dönüşebilmesinin söz konusu olduğunu belirterek, teknolojinin kontrol altına alınması gerektiği uyarısında bulundu ve ekledi; Medeniyetin başlangıcından beri saldırganlık hayatta kalmak için işlevli. Ancak şimdi, bu saldırganlığın nükleer ya da biyolojik savaş yoluyla bizi yok etmesi mümkün. Mantığımız ve aklımız yoluyla, bu içgüdümüzü kontrol etmemiz gerekiyor.”Bu kontrol ise “zihinsel denge” ile sağlanıyor.
Hawking’in bu sözleri, onun hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmasının gizemine dikkatimi çekti. Stephen Hawking 1960’ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (Als) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden, ancak beynin zihinsel faaliyetlerine zarar vermeyen bu hastalık ile Hawking tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm oldu.Ünlü fizik-bilim insanı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğundan dolayı koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Zihinsel faaliyetleriyle dünyadaki varlığını sürdürüyor.
Prof. Paul Kroll’un (Michigan Üniversitesi) dediği gibi, “insanın saklı evreni zihin keşfedilmeyi bekliyor”.
Hewking, bugün dünyada yanlızca zihinsel faaliyetleriyle dünyaya yön veren, bilimsel çalışmalar yapan , zihnin önemini bu çalışmalarıyla vurgulayan yaşayan bir MUCİZE.
Zihinsel çalışmalarıyla, evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralıyor.

Yaklaşık 24 yıldır araştırdığım ve “Dünyayı insan için anlamlı kılan nedir? “ sorusuna cevap veren tek gerçek ”insanın saklı evreni zihin” oldu.
Araştırmalarımı ve analizlerimi topladığım “Zihin Mühendisliği” projesi, insanın er veya geç farkında olmasını gerektiren yöntem ve teknikleri içeriyor.

2001’nin Ocak ayında, Türk Patent Enstitüsünden “Marka Tescilini” aldığım bu proje, şirketlerin ve bireylerin, uygulayacakları ve kuracakları sistemlerde, şirketlerin “Sürdürülebilir Karlılık- Performans” için ve “Yeni Çağ”ın ana prensibi olan “Yeni Bilinç” için, öncelikle “Zihinsel Sistemlerin” kurulmasının gerekliliğini önemle vurguluyor.
Bu bir zorunluluk değil ama önemli bir gereklilik.
21.Yüzyılın agresif iş dünyasında var olabilmenin gerekliliği.
Çünkü gittikçe karmaşık hale gelen dünya düzeninde geleceğin iş gücü ciddi bir tehdit altında.
Eski zihin yapısı yok artık.
Yeni Dünyanın 3 odağı; Yeni Normal, Yeni Denge ve Yeni Zihin
Yani yeni dünya anlayışı bize diyor ki, şirketlerde daha nitelikli iş gücünün oluşturulması için öncelikle “zihinsel denge ” şart.
İnsanoğlunun doğuştan sahip olduğu şifreli hazine olan zihin, insanın saklı bir evreni.
Zihin şifresi çözüldükçe, büyüyen, güzelleşen ve anlam taşıyan bir evrene dönüşür.
Bu evren bizden sadece bir tek şey bekler;
Zihinsel oyunların kuralını bilmek ve bu oyunları kurallara göre oynamak.
Zihin insanoğlunun yaşamına kumanda eden bir makine ve 24 saat hiç durmadan çalışır.
Ölüme kadar durmak nedir bilmeden çalışan ve açma kapama düğmesi olmayan zihin, disipline edilmek zorundadır, çalışma prensibi bunu gerektirir çünkü zihin bir yazılım programı gibi çalışır.

Albert Einstein’ın,“Tanrı’nın zihnini bulmak isterdim, geri kalanlar detaydır ” derken, yüzyıllar önce zihnin önemini vurgulamaya çalışmış ve bilimsel çalışmalarını zihinsel denge üzerinden yürütmüştür.

Bu bağlamda “Zihinsel Denge” şifresini formüle eden, “ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ” projesini şirketlerde “Eğitim ve Konferans” dizisi olarak sunarken, aynı isim adı altında kitap çalışmalarımda yayınlanmak üzere devam ediyor.

“Nevada Reno” Planı ve Dolar’ın ana vatanına dönüş yolculuğu!

ABD’nin seçilmiş başkanı Trump, seçim sürecinde verdiği röportajda, “Başkan seçilirsem Apple’a, bilgisayarlarını ve diğer ürünlerini bu ülkede ürettireceğim” demiş. Bunu nasıl yapacağı sorusuna ise “Tim Cook’un üzerine öyle bir çökerim ki Silikon Vadisi’ne gidene kadar kendine gelemez” cevabını veriyor.
Ve şimdi, Trump başkan oldu, ekonomiyi ABD’de canlandırmak üzere yaptırımlara başladı bile.

Trump parayı çok seviyor ve “paranın babası gibi” görüyor kendini.(Haksız da sayılmaz)

Dünyanın dört bir yanına dağılmış yeşil dolarları, ekin hâsılatı gibi topluyor,Maaşallah…..

Dolar aldı başını gidiyor, bize sormuyor bile.(Siyasi nedenleri bir tarafa bırakalım.)

Nereye? Nevada Reno’ya.reno-nevada

Nevada Reno planına evet diyen, Apple, Microsoft, Coca Cola, Google, Oracle, General Motors artık Amerika’nın en fakir bölgelerinde yatırım planlarına başladı.

Bu planla, Avrupalı ve Uzakdoğulu şirketlerin de ABD’ye gelmesi sağlanacak. Özellikle Japon ve Güney Koreli şirketler, parasını Nevada Reno’da değerlendirecek. Onun karşılığında Amerikan devleti o ülkelere belli ölçülerde dolar akışı sağlayacak.
Reno,ABD’nin Nevada Eyaletinin Las Vegas’tan sonra en fazla nüfusa sahip ikinci şehri.Sierra Nevada sıradağlarının eteğindeki çöl vadisinde kurulmuştur. Dünyanın ‘En Büyük Küçük Şehri’ olarak tanınan Reno, kumarhaneleri ile ünlüdür.Kaynak:Araştırmalar

“#MISSING TYPE, KAYIP HARF” Hareketi

BÜYÜK ŞİRKETLERİN “ #MISSING TYPE, KAYIP HARF” HAREKETİ

Popüler şirketler , logolarındaki A, B ve O harflerini kaldırarak kan bağışının önemini vurgulamak ve bağış oranını arttırmak için  16 – 21 Ağustos 2016 tarihleri arasında sürecek ve 21 ülkede devam edecek  olan  kampanyaya destek veriyor.Bu harekete katılanlar arasında Microsoft, Google, Tesco gibi markaların yanı sıra, Amsterdam, Toronto gibi ünlü şehirler de var.Google ve Microsoft logolarındaki  O harflerini kaldırarak kampanyaya destek veriyor.G

ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ-Basın Röportajı

1AZihin,bedene kumanda eden, hayatı tanımlandırmanızı sağlayan sistemdir. Beyin de dahil olmak üzere vücuttaki tüm organlar dışında farklı bir enerji ve düzen olarak karşımıza çıkan zihin, ömrümüz boyunca açma kapama düğmesi olmayan bir makine gibi. Zihninize hakim olabildiğinizde çok başarılı ve mutlu bir hayatın kapıları aralanabilirken; başkaları tarafından yönetildiğinde bir anlamda, farkında olmadan yaşama devam ettiğiniz bir robota dönüşebiliyorsunuz.

Türkiye’de bu gerçekleri yıllar önce araştırmaya başlayan ve yurtdışı deneyimlerini Türkiye’ye aktaran başarılı iş kadını ve yönetici Perihan Usta, Kadıköy Life Dergisi’ne iddialı açıklamalarda bulundu. IBM kurucuları Susan ve Vic Hall tarafından Stress Management Uzmanı ( Stres Yöneticisi) olarak yetiştirilen Usta’nın ilaç, boru, çimento, ağır sanayi ve danışmanlık sektöründe 32 yıllık profesyonel çalışmaları ve üstdüzey yöneticiliği, önemli kazanımları da beraberinde getirdi. Günümüzde Yönetim-Eğitim Danışmanı, Yaşam Koçluğu, Baş Denetçi ve Araştırmacı-Yazar ünvanlarıyla yürüttüğü çalışmaların geniş kitleler tarafından takip edildiği Perihan Usta’nın 1993 yılında yayınladığı “Verimlilik ve Verimlilik Arttırıcı Teknikler” kitabının ardından başucu eseri olarak hazırlanan “Zihin Mühendisliği” adlı kitabı, çok konuşulanlar arasında yerini alacak.

Röportajın tamamı aşağıdaki linkte.Görüntüliyemiyorsanız web sitesi link bölümünden de ulaşabilirsiniz. http://www.kadikoylife.com/PERIHAN_USTAY_DINLEYIN_ZIHNINIZI_KEFEDIN/8207

Older posts

© 2019 Perihan USTA

Theme by Anders NorenUp ↑