Perihan USTA

Yönetim Danışmanı & Eğitim Bilimci Araştırmacı Yazar,Baş Denetçi

Yeni Dünya Düzeni

Blokchain tabanlı Yapay Zeka Toplumu
Dünya insanları bir virüs ile Mart 2020 den beri ,3 aydır eve kapatıldı,diğer bir deyişle insanlar laboratuvara alındı.  Pandemi bir ön çalışma,alıştırma projesi, kurgulanmış bir üst akıl projesi.
Tüm dünya bir nevi kontrollü kaos dönemi yaşıyor.
2020 yılı bu anlamda kırılma yılı oldu.
Kurgulanan şey; Uygulamalara insanların sosyolojik,psikolojik,fizyolojik,biyolojik tepkilerin gözlemlenmesi.
Sağlıklı yaşayabilme,hayatta kalma,aileyi koruma,ekonomik geçim, iş,gelecek korkusu vs.. karşısında tepkiler…
Korku tüm zihinleri esir aldı,insanlar konfor alanlarını sorgusuz sualsiz terk etti.
Sonuçta fazla bir şey düşünmesi istenmeyen insanlar topluluğu oluşturmak.
Sizin  yerinize biz düşünüyoruz der gibi.
21.Yüzyılda insanın sahip olduğu  zihin, sonsuz  potansiyellerini harekete geçirmesi gerekirken,boşluk duygusu ,birincil ihtiyaçları temin etme ve sağlıklı hayatta kalabilme düşünceleri ile yoğruluyor.
Sağlıklı bir yaşam için AŞI  PROJESİ ve aşı içinde insanların biyometrik çiplerle kontrole alınması hedefte.
Vucuda aşı şeklinde enjekte edilecek ‘Nano Çip;Nano Robot’ programlanabilir tozlar, DNA’ya yanaşıp bilgileri alacak ve yapay zekaya aktaracak.(Bill Gates Vakfı bu çalışmaları yapıyor.)
“Nano teknolojiyle üretilen mikro çipler insan yaşamını tabi ki çok kolaylaştıracak. Bu çalışmaların en önemlisi de  nano robot ilaçlar olacak, özellikle kanser hastaları için. Ancak teknoloji doğru kullanıldığı müddetçe insan a yarar sağlayacaktır.
Proje, Bağışıklık Pasaportu ile iş hayatına dönüşü tasarlıyor.
Herkesin bir dijital kimliği olacak.
Çin şu anda modelleme yapıyor ve tüm dünyaya bu model dayatılacak.
Amaç; Blokchain tabanlı Yapay Zeka Toplumu; Robotik Toplum; Dijital Toplum,
Gözetlenebilir Toplum, vs..
Nesnelerin interneti;Dijital, Biyolojik ve Fiziksel platformların birbirine bağlanması, veri aktarımı, Big Data analizi.
İnsanlar biyometrik çip ile nesnelerin internetine bağlanacak, hafıza aktarımları, nakilleri  yapılacak, şu anda çalışmalar gerçekleştirilmiş bile.

DNA’ya kayıtlar,DNA’ya veri depolaması…
İnsan beyni ile iletişim kuran bilgisayarlar,makinalar….
Bio bilgisayarlar,Hibrit İnsan , biorobot..vs..
Ve Transhumanizm…Teknoloji ile güçlendirilmiş insan; Arttırılmış İnsanlık 2.0
Teknik olarak yaradılışa müdahale söz konusu.
Böylece yaratılmış insanın şifresini çözmeye çalışacaklar.
İnsanlığın gerçekliği değiştirilecek.
Ve 2045 yılına dek bu süreç tamamlanacak,yani tarih yeniden yazılıyor.

Yapmamız gerekenler
1-Zihnini sen yönet,kimsenin ipotek koymasına izin verme,doğru bilgiyi bul,aklını doğru kullan.
2-Dolayısıyle sağlığına sahip çık.
3-Gıda ve tarıma sahip çık
3-Bilgi ile ilerle,Bilgi Toplumu ol; Teknolojik farkındalık,Bilimsel Farkındalık yüksek olmak zorunda.

Türkiye Sigarayla Savaş Derneği / TSSD  içinde yürüttüğümüz faaliyetler kapsamında  bu değişimin faaliyetlerimize getireceği yenilikler nedir diye incelersek;
Tüm bu değişimin içinde, insanın sigara ile olan ilişkisi ve zararlarından korunması hakkında tüm bilgilerimizi sentezleyip, önemli mesajları motto haline  getirmek.
İnteraktif toplantılar ile insanların duygularına dokunmak.
‘’Pandemi&Güçlü Bağışıklık’’ için sigaranın ölümcül etkilerini devamlı gündemde tutmak.
Teknolojik değişim ile DNA’ya yüklenecek bilgiler, sigara bağımlılığını yok edecektir.
Teknoloji bu bağlamda müthiş kolaylık sağlayacaktır.

ŞİRKETİNİZİ KURTARMAK İÇİN VİRÜS GİBİ DAVRANMAK

Şirket Stratejisi; Krizin ilk günü aynı zamanda kriz sonrasının ilk günü olmalı
Doğru bir zamanda dünyayı kasıp kavuran #Coronavirus salgınını nokta atışı pazarlama stratejisi ile ele alan Uğur Candan’dan Dört Dörtlük LİDERLİK röportajı.
Tebrikler Uğur Candan…. Managing Director – #SAPTurkey

‘‘Bu salgın bize göstermiş oldu ki krizler kurum yapıları içerisindeki değişimi ve dönüşümü hızlandırıyor. Artık rotamız dijitale döndü. Krizden çıkışın ana formülü de orada.
İş dünyasında şu an bir şok dalgası yaşanıyor. Şirketler adeta bir turnusol asit testinden geçiyor.
Bu testin sonucunda hayatta kalacaklar ve kalamayacaklar belli olacak. Kurumların altyapısı sağlamsa koronavirüs gibi bir şok dalgası nereden gelirse gelsin kurumlar ona karşı hazır olabilir.”
TÜRKİYE TURNUSOL TESTİNDEN GEÇECEK ÇÜNKÜ BİZ İDMANLIYIZ
Bu krizde Türkiye’nin bir şansı var. Dünyada bu tarz şok etkisi yaratan olaylar, 8-9 yılda bir yaşanırken Türkiye’de çok daha sık yaşanıyor.
Türkiye’deki kurumların bu şokları yönetebilme ve gerekli enstrümanlara sahip olma noktasında dünyadaki firmalara kıyasla daha hazırlıklı olduğunu düşünüyorum.
KORKMAYIN PAZAR ÖNCE  DARALACAK, SONRA BÜYÜYECEK
Koronavirüs salgını nedeniyle şu an şirketlerde bir şok dalgası yaşanıyor, bu şok dalgasının ardından pazarın daraldığı, sonrasında yeniden güçlü bir ivme ile genişlediği bir dönem olacak. Burada önemli olan güvenli liman olabilmektir.
‘ÖNCE KRİZ BİTSİN’ DİYEN YARIŞI ŞİMDİDEN KAYBETTİ
Bizim anlayışımız şu: ‘Krizin ilk günü aynı zamanda kriz sonrasının ilk günüdür’. Daha o gün kriz sonrası için yola koyulmak gerekir. Adım atmak için ‘Krizin bitmesini bekleyelim’ diyen şirketler rakiplerinin yarışta öne geçtiğini görecek. Büyümek için harekete geçmeyi kriz sonrasına bırakmamak gerekiyor.
ŞİRKETİNİZİ KURTARMAK İÇİN VİRÜS GİBİ DAVRANMAYI ÖĞRENİN
Bu krizi atlatmak için virüsten ve onunla mücadeleden almamız gereken ders var. Şirketlerin ‘Algıla-öğren-önlemini al’ stratejisini izlemesi gerekiyor. Tıpkı vücudumuz gibi. Vücudumuz virüsle karşılaştığında onu algılar, öğrenir ve önlemini alır. Vücudumuzun direnci ne kadar güçlüyse virüsten de o kadar hızlı kurtuluruz. Şirketler de krizlere bu şekilde hazırlıklı olmalı, antikor yaratmalı, dirençlerini güçlü tutmalı.
İLK HEDEF ÇALIŞANIN ÜZERINDEKI ŞOKU ALMAK
Şok dalgasının etkisini ilk etapta çalışanların üzerinden almak gerekiyor. Çünkü çalışan yoksa iş olmaz, iş olmazsa müşteri olmaz, müşteri olmazsa vatandaşa dokunan ürün veya hizmet olmaz. ‘Çalışanlarımız önceliğimizdir’ yaklaşımı da aslında budur.
İşte bu nedenle ‘Qualtrics’in Remote Work Pulse’ (uzaktan çalışma modeli) çözümümüzü çalışanlarıyla kesintisiz ve güvenilir ilişki kurmak isteyen tüm firmalar için de ücretsiz kullanıma açtık.
ŞUNA HAZIR OLALIM: KRİZLE GELEN ŞEYLER GİTMEYECEK
Herkes kendini bu krizde gelen bazı yeni davranışların kalıcı olacağına hazırlamalı. Mesela kriz e-ticareti patlatacak. E-ticaret sektörü 2018 yılında, yüzde 42 büyüme ile 59.9 milyar liralık hacme ulaştı. 2014-2018 yılları arasında sektörün ortalama yıllık büyüme hızı ise yüzde 33 oldu.
Dünyadaki toplam e-ticaret payı yüzde 10 seviyesinde iken Türkiye’de 2018 itibarıyla e-ticaretin toplam perakende içindeki payı yüzde 5.3 seviyesinde bulunuyor.
KPMG Türkiye’ye göre kriz sonrasında online alışverişlerde yüzde 70’e varan artışlar yaşanıyor.
Bir örnek vereyim. Bu süreçte CarrefourSa’nın toplam online trafiğinde yüzde 100 artış oldu, bu trafiğin yüzde 80’i mobil uygulamalardan geliyor. Mobil uygulamalarının indirme oranı ise 5 katına çıktı.
Yani şimdiden söyleyeyim, e-ticaret artık hiçbir zaman yüzde 5 seviyesine inmeyecek.
‘BULUT’A GEÇEN ŞİRKETLER KRİZ SONRASINDA AVANTAJLI OLACAK
“Bulut sistemi, şirketlere çeviklik ve hızın yanında, esnek çalışma modellerine geçişi kolaylaştırıyor. O nedenle ‘Bulut’a geçen şirketler şu anda avantajlı konumdalar.
HIZLI BALIK: BİR HASTANEYE YARIM SAATTE 300 YATAK BULDUK
Salgında en önemli şey hızlı hareket edebilmek. Bu sadece tıbbi müdahalede değil. Her alanda, tedarikte, teslimatta, üretimde hızlı olmak.
Yine krizden bir örnek vereyim. Yeni kurulacak hastanelere anında yatak-çarşaf bulmak da sorun.
Her yer kapalı. Bizim #AribaDiscovery diye bir programımız var. Bu bir tür streaming platformu. Bütün dünyadaki üreticiler ürünlerini stream ediyor, siz de buradan buluyorsunuz. Amerika’da bir hastanenin 500 yatak ihtiyacını 30 dakika içinde bu platformumuz üzerinden karşıladık.

Röportaj #ErtuğrulÖzkök; #HürriyetGazetesi; https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ertugrul-ozkok/7-1lik-macla-baslayan-bir-korona-hikayesi-41492009

Noah Harari;Koronavirüs&Dünya

Dünya koronavirüs salgınıyla mücadele ediyor… “Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens”, “Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi” kitaplarıyla küresel çapta tanınan Yuval Noah Harari, koronavirüsten sonra nasıl bir dünya olacak sorusuna yanıt arayan bir analiz kaleme aldı. Harari, Financial Times’te yayımlanan analizinde, “Bu fırtına geçecek. Ama şimdi yaptığımız seçimler önümüzdeki yıllarda yaşayacağımız hayatı değiştirebilir” diyor.
İnsanoğlu küresel bir krizle yüz yüze. Belki de bizim kuşağın en büyük krizi. Önümüzdeki birkaç hafta içinde insanların ve hükümetlerin alacağı kararlar ileriki yıllar için dünyayı biçimlendirecektir. Yalnızca sağlık sistemlerimizi değil ekonomi, politika ve kültürümüzü de şekillendirecekler. Hızlı ve kararlı davranmalıyız. Eylemlerimizin uzun vadeli sonuçlarını da hesaba katmalıyız. Alternatifler arasından seçim yaparken yalnızca yakın tehdidi nasıl aşacağımızı değil ama fırtına geçtikten sonra nasıl bir dünyada yaşayacağımızı da kendimize sormalıyız. Evet, fırtına geçecek, insanlık hayatta kalacak, pek çoğumuz hala yaşıyor olacak –ama farklı bir dünyada olacağız.
Kısa vadeli önlemlerin büyük bölümü hayatın demirbaşı haline gelecek. Acil durumların özelliği budur. Tarihsel süreçleri hızlı-ileri-sarmaya alırlar. Normal zamanlarda yıllarca üzerinde düşünülebilecek olan kararlar saatler içinde alınır. Hiçbir şey yapmama riski daha büyük olduğu için olgunlaşmamış ve hatta tehlikeli teknolojiler hizmete sokulur. Tüm ülkeler, büyük ölçekli sosyal deneylerde kobay görevi görür. Herkes evden çalıştığında ve yalnızca uzaktan iletişim kurulduğunda ne olur? Tüm okullar ve üniversiteler çevrimiçi çalıştığında ne olur? Normal zamanlarda hükümetler, işletmeler ve eğitim kurulları böyle deneyler yapmayı asla kabul etmezdi. Ama bunlar normal zamanlar değil.
Bu kriz döneminde, özellikle önemli iki seçimle karşı karşıyayız. İlki, totaliter gözetim ile vatandaşın güçlendirilmesi arasında. İkincisi ise ulusalcı tecrit ve küresel dayanışma arasında.
Deri-altı gözetim
Salgını durdurmak için nüfusun tamamının belli kurallara uyması gerekir. Bunu başarmanın iki yolu vardır. Hükümet için bu yöntemlerden biri insanları izlemek ve kurallara uymayanları cezalandırmaktır. Tarihte ilk kez bugün, teknoloji herkesi sürekli olarak izlemeyi mümkün kılıyor.
Çok sayıda hükümet, koronavirüs salgınıyla mücadelesinde yeni gözetleme araçları kullanmaya başladı bile. Bunlardan en dikkat çekici olanı Çin. Çinli yetkililer, insanların akıllı telefonlarını yakından izleyerek, yüz milyonlarca yüz tanıma kamerası kullanarak ve de insanları vücut ısılarını ve tıbbi durumlarını kontrol ve rapor etmeye zorlayarak yalnızca şüpheli koronavirüs taşıyıcılarını teşhis etmekle kalmadılar ama aynı zamanda onların hareketlerini izleyebildiler ve temas ettikleri kişileri tanımlayabildiler. Çeşitli mobil uygulamalar, insanları enfekte hastalara yaklaştıkları konusunda uyardı.
Sabun Polisi
Aslında, insanlardan sağlık ile özel hayat arasında seçim yapmalarını istemek sorunun ta kendisidir.
Örneğin, ellerinizi sabunla yıkamayı ele alalım. Bu her zaman insan hijyenindeki en büyük kazanımlardan biri olmuştur. Bu basit işlem her yıl milyonlarca hayat kurtarır. Biz onu bu kadar kanıksamışken, bilim insanları elleri sabunla yıkamanın önemini yalnızca 19 yüzyılda keşfetti. Öncesinde, doktorlar ve hemşireler bile ellerini yıkamadan bir ameliyattan diğerine geçiyordu. Bugün milyarlarca insan sabun polisinden korktukları için değil gerçeği anladıkları için her gün ellerini yıkıyor. Ellerimi sabunla yıkarım çünkü virüsler ve bakterileri duydum, bu minik organizmaların hastalığa neden olduğunu anladım ve sabunun onları yok edebileceğini biliyorum.
Ama bu düzeyde uyum ve işbirliği oluşturmak için güven duygusuna ihtiyacınız var.

Küresel bir plana ihtiyacımız var
Bizi bekleyen ikinci önemli seçim ulusalcı tecrit ile küresel dayanışma arasındadır. Hem salgın hem de ondan kaynaklanan ekonomik kriz küresel sorunlardır. Etkin biçimde çözülmeleri yalnızca küresel işbirliğiyle mümkündür.
İlk ve öncelikli olarak, virüsü yenmek için küresel bilgi paylaşımına ihtiyacımız var. Bu, insanların virüsler karşısındaki en büyük avantajıdır. Çin’deki bir koronavirüs ile BD’deki bir koronavirüs insanlara hastalık bulaştırma konusunda ipuçları değiş-tokuş edemez. Ama Çin, koronavirüs ve onunla başa çıkmanın yolları hakkında BD’e çok değerli dersler verebilir. Bir İtalyan doktorun sabah erken saatlerde Milan’da keşfettiği şey akşam saatlerinde Tahran’da pek çok hayat kurtarabilir. BK hükümeti çeşitli politikalar arasında kararsız kaldığında, bir ay önce aynı ikilemi yaşamış olan Korelilerden tavsiye alabilir. Ama bunun olabilmesi için bir küresel işbirliği ve güven ruhuna ihtiyacımız var.
Ülkeler açıkça bilgi paylaşma ve alçakgönüllükle tavsiye isteme konusunda istekli olmalı ve aldıkları veri ve bilgilere güvenebilmelidir.
İnsanlığın bir seçim yapması gerekir. Kopukluk rotasında mı ilerleyeceğiz yoksa küresel dayanışma yolunu mu benimseyeceğiz? Kopukluğu seçersek bu yalnızca krizleri uzatmakla kalmayacak ama olasılıkla gelecekte daha büyük felaketlerle sonuçlanacak. Küresel dayanışmayı seçersek bu yalnızca koronavirüs karşısında değil ama 21. yüzyılda insanoğluna saldırabilecek tüm salgınlar ve krizler karşısında da bir zafer olacak.

Yazının tamamı; https://www.a3haber.com/2020/03/22/dunyaca-unlu-tarihci-yuval-noah-harari-yazdi-koronavirusten-sonra-dunya-nasil-olacak/?fbclid=IwAR2e3snx_z1omYWqM8pawLM2iaPdLjvsjjvwgovzv1dds3dmcSLR4wrdBYw Çeviri:Ayşen Tekşen Kaynak;Financial Times,https://www.a3haber.com

NEOM- ROBOTLAR ŞEHRİ

GELECEĞİN KODLARI NEOM’DA YAZILIYOR!

En büyük yatırımcıları ABD, İsrail ve Suudi Arabistan olan, 500 milyar dolarlık maliyetli uluslararası dijital kent NEOM, küresel dengeleri epeyce zorlayacak.
Kafaları kurcalayan bu dijital kent,  aslında bir ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ PROJESİ olacak.
Neom ismini, İngilizce’deki ‘New’ ve Arapça’daki ‘Müstakbel’ kelimesinin ilk harfinin birleşiminden alıyor.
Bu kent, küresel ticaretin yüzde 10’unun gerçekleştiği Kızıl Deniz’in kıyısına, Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır sınırında, şehir  nüfusunun büyük bir bölümünü robotların  oluşturduğu, robotların yaşadığı DİJİTAL  BİR KENT olarak kuruluyor.
Dünyada ilk kez bir robota vatandaşlık veren Suudi Arabistan, projeyi büyük bir çoğunlukla finanse ediyor.
Suudi Arabistan Veliahtı Prens Muhammed bin Salman, tarihsel ve inançsal öneme sahip
(The Animatrix-   Wachowski kardeşlerin çizgi filmi; https://www.youtube.com/watch?v=JwKJsRU6V_s ),
Stratejik bir  bölgede, artık Süveyş Kanalına hiç ihtiyacı olmayacak İsrail’e, yeni bir dünyanın kapılarını açıyor…
Çöl ve kayalıkların hâkim olduğu bu topraklara ilk baktığınızda, bir şey göremeyebilirsiniz…
Ya da sizi cezbedecek hiçbir şey bulamayabilirsiniz.
Bu topraklarda belirli bir fikir yok,sınır yok,bölge yok ama sonsuz bir potansiyelin olduğu NEOM var.

NEOM PROJESİ ile zihinlerin tamamen  dijitalleşip Transhümanizmin gerçekleşeceği, küresel dengeleri zorlayacak ,üstün bir ırkın yaşayacağı bir kent kuruluyor.
Bu kent aslında, dünyaya hükmederek yön verecek,  DİJİTAL BİR  DEVLET  olacaktır.
Enerji, Su, Mobilite, Biyoteknoloji,  Üretim, Medya,  Eğlence, Teknolojik ve Dijital Bilimler ve yaşam gibi 9 farklı alanda inovasyon gerçekleştirecek bu projeler,  sadece güneş ve rüzgar enerjileriyle tedarik edilecek.
‘’Gelecekteki  İnsan-Yeni  İnsan’’ı şekillendiren bu proje,
YENİ DÜNYA VİZYON’undaki üstün bir ırkı tasarladığı aşikar, ancak küresel dünya nasıl bir demografik yapıya sahip olacak,  sosyo-ekonomik değişimler  nasıl gelişecek, Yeni  Dünyanın  3 Odağı; Yeni  Normal,  Yeni  Denge  ve Yeni  Zihin’mi olacağı belirsiz.

5G VE ZİHİN KONTROLÜ

21. Yüzyılın ekonomisinin en karlı ürünü; İnsan Zihni
YENİ DÜNYA DÜZENİ, ZİHİN KONTROLÜ

5G teknolojisi ile Güney Korede yapılan (hologram) ejderha gösterisi izleyenlerde ciddi bir panik yarattı.
Güney Kore dünyanın ilk 5G ağını kullanıma açtığını duyurdu.
Ülkenin en büyük 3 telekomünikasyon şirketi olan SK Telecom, KT ve LG Uplus yerel saatle çarşamba günü 23.00’de ağın kullanmaya başlandığını açıkladı.
5G Teknolojisi ile akıl  alamayacak yenilikler bizleri bekliyor.
Yeniliklerin  başında ise sanal ve zenginleştirilmiş gerçeklik,bir şebeke ile birden fazla cihaza bağlanma “Nesnelerin İnterneti” geliyor.

İlerleyen zamanlarda 5G’nin daha akıllı ürün kullanımı ve ürküten senaryolarıyla karşılaşacağız.
ZİHİNLER BOMBARDIMAN ALTINDA ; Görüntü FAKE, etkileri gerçek , olacak!
Holografik olarak oluşturulan görüntüler gerçek bir varlıktan ayırt edilemeyecek.
5G teknolojisi ile daha akıllı bir DÜNYA olacak, ancak kontrollü zihinlere hapsedilmiş bir DÜNYA’da yaşayacağız..!
Dünya PANİK BUTONU bir tık ötede olacak.
5G ile HOLOGRAFİK ATMOSFER ekran gibi kullanılarak aksiyon, gerilim , bilim kurgu filmi hepsi bir arada bir gösterimde..!
İnsan DNA’sı,ışık,ses ve görüntü ile aktive edilip, zihinlerde istenen algı ,düşünce yaratılarak kontrole alınacak,düşünceler hapsedilecek..
DAVOS 2018’de ele alınan konu; Bizden sonraki jenerasyon bağımsız yaşayamayacak.
İnsanlığı küçük elit bir grup yönetecek.
Teknoloji öyle bir noktaya geldi ki sadece bilgisayarlar değil beyinler hackleniyor.İnsanlar,organizmalar hackleniyor.
Daha AKILLI bir dünyada yaşayacağımız aşikar, ancak bu dünyada asla bağımsız yaşanamayacağı gerçeği daha aşikar olacak…

MCT 24. İnsan Kaynakları Zirvesi‘nden </Hello_ HR>

Bugün herşey hızlı,hem de çok hızlı.

Ama bu durum NORMAL.

İş dünyası bu NORMAL’e uyumlu LİDERLER arıyor.

Bu liderler, yeniden yıkım ile değişen,dönüşen ‘’Agile Şirketler’’ yaratıyorlar.Çalışanlar ise bu şirketlere ‘’ADAPTE OLMAK-ADAPTASYON’’ ile uğraşıyorlar.Uğraşırken sakın yok olmayın!

Yeniden yıkım ile,kişisel deneyimleriniz ile  sizde yeniden doğuşunuzu oluşturun.

Yeni iş liderleri bu yıkımdan büyük bir iştahla çıkanlar olacaktır.

‘’Kişiselleştirme-Bireyselleştirme’’deneyimi;‘’BEN’’ duygusu, yüzyıllardır, seri üretime her alanda devam ederken,

dünyada ‘’Kişiselleştirme-Bireyselleştirme’’deneyimi önem kazanıyor.

YouTube bu anlamda dev bir endüstri olma yolunda hızla ilerliyerek duyguların seri üretimine etkin bir tercüman oluyor.

Ciddi kazançlar sağlarken, sizlere de ‘’Inclusion-Kapsayıcı’’ bir duygu ile‘’kişiselleştirilmiş deneyimler’’ yaşatıyor.

Anlayacağınız, dijital dönüşümün yeni iş modelleri bu temellerle güçleniyor.

MCT 24. İnsan KaynaklarıZirvesinde Dr.Rıza Kadılar, ‘’Liderlik-Dijital Dönüşüm’’ oturumunda ‘’Ten work skills’’olarak açıkladığı yetkinliklerde üç önemli beceriyi şöyle açıkladı;

Dokunamayacağın insanlar ile iş yapmak,Kalabalıklara ulaşmak- Yaygın politikalar izlemek, Platform Ekonomisi kurmak

Dijital iş dünyasında var olabilmenin dayanılmaz hafifliği, artık yüreklere dokunmayı esas alırken şu sorular gündem oluşturmaya devam ediyor;Robotların yapamayacağı hangi becerilere sahipsiniz, neleri yapabilirsiniz?

Hangi becerilerinizi geliştirebilirsiniz?

Yani becerilerinizle ‘’YENİ BİR BEN’’ olmak, bir güç oluşturmak zorundasınız.

‘’Ben-Me’’gücüne, şimdilerde yayınlanan bir şarkı klibinde, ‘’kişiselleştirerek deneyimleme’’ ile tanık olabiliriz.

Yetenek,üretkenlik,kişiselleştirerek deneyimleme;Hepsi bir arada

Me! ABD’li şarkıcı Taylor Swift, ileri teknoloji kullanarak Brendon Urie ile seslendirdiği Me! klibi,YouTube ‘da 24 saatte 65.2 milyon kez izlenmiş.

Perihan Usta

Şimdi ‘’Çok Boyutlu İnsan Olmak’’ zamanı, ‘’Yeni İnsan’’ bu’dur.

Yeni Dünya,Yeni Zihin Yapısı ile ‘’Yeni İnsan’’ı şekillendiriyor.
Asıl mesele, zihinde özgürlük ile boyutları aşabilmek ve boyutlara hükmeden insan varlığını farkındalığa getirmek.
Gelişim için önemli olan sahip olduğunuz kariyerin, gücün büyüklüğü değil, sahip olduğunuz BİLİNC’in büyüklüğü.
Yeni insan, ‘’Yeni Zihin Yapısı’’ ile tüm boyutlara hükmeden  bu bilince geçebilir.
Bu bilinçte, SEVGİ BOYUTUNU yaşar.
Klasik düşünme tarzlarını iptal eder, ayrıştırmaz, bütünleştirir, yargılamaz , şefkatle kucaklar.
Şimdi,  dünyada her alanda, her ilişkide sonsuz SEVGİ, sonsuz ŞEFKAT zamanı, varlığımızın  IŞIK olma zamanı.
Lütfen, Işığınızın parlamasına izin verin, onu dünyanın bu kaosundan, negatif algı ve düşüncelerin girdabından kurtarın,‘’Barışı, Huzuru, Şifayı’’ yaratacak sizlersiniz.
Dünya doğrusal ve bizler doğrusal düşünmeye çalışan, aklımızla entelektüel olmaya çalışan ama zorlanan, ne yazık ki bir köşeye sıkışmış varlıklarız. Hepimiz bu köşelerde çözümü arıyor, kısır döngüde dönüp duruyoruz.

Çözüm ”Yeni Zihin Yapısı”nı destekleyen değişimde…
Dünya  değişiyor , bizler  bu değişimin birer  parçasıyız ve hepimiz birlikte bir bütünüz.
‘’Bütün’ü oluşturan zerre’, bütünün bilgisine sahip  ve HOLOGRAFİK bir sistemle çalışmakta.

Şimdi DEĞİŞİM zamanı!
Dünyadaki değişimler daima radikal olmuştur ve olmaya devam edecektir.
Bu değişim, ‘’eski zihin yapısını’’ parçalara ayıracak, zihni,’’ DEĞERLERLE-Sevgi ve Şefkat’’ ile yeniden formatlayacaktır.
Doğrusallıktan çok boyutluluğa geçiş için, zihninizi korkulardan arındırın.
Sizi  tetikleyen eski zihinsel modeller, bilin ki  artık tetiklemeyecek.
Gücünüzü doruğa çıkarmaya çalışmak için kullandığınız yollar, artık sizin için bir seçenek değildir.
Çünkü  eski zihin yapısı, Yeni Dünya Modeli ile uyuşmuyor, çatışıyor, bu yüzden dünya günden güne daha karmaşık ve belirsiz hale geliyor.

Yeni  bir başlangıca adım atın
Hayatınızda bazı önemli değişiklikler tecrübe edebilir ve etkilenebilirsiniz,
Mesela, iyileşmeye ve iyileştirmeye odaklanmak, bunun için gerekli olan yeni yetenekleri geliştirmek, henüz tamamlanmamış ama hemen hemen bitmiş olanları bitirmek, eski rollerin düşünce tarzlarını değiştirmek,
’’ Doğrusal Düşünce Sistemlerini’’ BÜTÜNSELLİĞE çevirerek ‘’Çok Boyutlu Düşünme Tarz’’ına geçmek,
Çok boyutlu insan olarak, hayatı doğal akışında yaşamak gibi. İnsanlar  arasında saygısızlığı teşvik eden ve açgözlülük temeline dayalı olan zihinsel sistemleri bırakın , bırakın ki hayatınızda ‘’Mucizeler raks etsin’’.
İnsanlar size baktıkların da ‘’DENGE ve SEVGİ’’ görsün, görüyorlarsa, siz  ‘’Yeni Zihin Yapısında-Yeni  İnsan’’ olmayı başarmışsınız demektir. (Kayn;Zihin Mühendisliği ve çeşitli araştırmalar)

Zihin Mühendisleri ve Dâhi’ ler

Ahmet Güneştekin’in zihinsel özgürlüğü – Ölümsüzlük Odası

Arkadaşım, hemşerim, halkçı ve emekçi bir sanatçı
21.Yüzyılın Futurist Sanatçısı ve bir Dâhi.
Ahmet Güneştekin aslında bir ‘’Zihin Mühendisi’’.

Hayatı  romanları dolduracak kadar düşündürücü.
Eseri gibi hayatı , faaliyetleri ve insanlığa sunduğu katkıları ile değerli bir ‘’İnsan’’.
Sanatçılığa giden yolu Batman’da başladı.
Değerli çalışmaları  New York /Marlborough Gallery  tarafından keşfedildi ve sanatçıya sponsor oldu. Değerli sanatçı Venedik Bienali başta, dünya sanat başkentlerinde sergilerini açmaya başladı.
Eser ‘‘Contemporary Istanbul 2018’’ programında, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda halka açık, ücretsiz olarak sergileniyor,
Zihinsel özgürlüğüyle sonsuzluk keşfinde ‘‘Ölümsüzlük Odası!’’
Eserin şekillenip ortaya çıkması beş yıl sürmüş.
Güneştekin 130 arkadaşıyla birlikte çalışarak ortaya koyduğu eseri, zihnin sonsuz düşünce dünyasında yaratıcılığının şekillendirdiği öğeleri, mitoslarla ilişkilendirmiş.
Yarım ay şeklinde bir duvar.Bu duvarların üzerlerinde mozaik şeklinde işlenmiş kafatasları ve yedi çeşit boynuz. Yarım ayın ortasında fotoğrafta gördüğünüz devasa bir kafatası. Kafatası Nuh, ağzından sarkan uzun boynuz ise geminin hayvanlarını temsil eden kafatasları. Toplam 22 bin parçadan oluşan eserde gök kuşağının yedi rengi kullanılmış.
Ölümsüzlük Odası 7 ve katları ile ifade edilmiş…?

Eserin ilham kaynağı Babil’in Gılgamış Destanına  konu olan ölümsüzlük sırrı.
Bu sır, sanatçının düşsel dünyasında yorumlanarak  son halini almış.
Gılgamış’ın ölümsüzlüğün sırrını  bulmak için çıktığı yolculuk , Göbekli Tepe’de (Göbekli Tepe, dünyanın ilk yerleşim merkezindeki binlerce yıllık mabet) ortaya çıkan anıtsal yapılarla sahneleniyor.
Güneştekin, Türk, İslam mitolojisi, Gılgamış, Ergenekon ve Nuh Efsanelerindeki farklı insan topluluklarının sosyal, kültürel etkileşimlerini  işleyerek, bu sahneyi zihinsel bir bütünlükle eserleştirmiş.

Bu muhteşem eseri her yönden gözlemleyip  incelediğinizde  tıpkı zamanda bir yolculuk misali, yaşam geçmişten geleceğe belleğinizden defalarca akıp giderken, duygular hafif bir üzüntü bazen hayretle, bazen de kurban edilmişlik hissi ile bir yılan kıvraklığıyla yol alarak, ölümsüzlük odasına yayılıyor.
İnovatif  bir zihnin yarattığı bu eser, ‘’Varoluşu, Bilinçli Farkındalığı, Zihnin sonsuz düşünce dünyasını, Ölümsüzlüğü , Sonsuzluğu ,Uzay ve Zamanı’’ hissettiriyor.

YENİ ZİHİN YAPISI

#ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ;ENTELEKTÜEL  KAPİTALİZMİN YENİ ZİHİN YAPISI -DİJİTAL ZİHİNLER
Eski  zihin  yapısı  yok  artık!
Yeni  Dünya’nın  3 Odağı; YENİ  NORMAL,  YENİ  DENGE  VE  YENİ  ZİHİN” yapısı.
Yeni zihin ağları, dünya network ağını kurmuş durumda.
Dünyada ki gelişim ve evrimleşme öncelikle zihinsel sistemimizi değişime zorluyor,
Bugün  “Yeni Dünya”yı yönetebilme gücü, zihinleri yönetmekten geçiyor.
Dünya bu gerçeğin peşinde !
ÇÜNKÜ ZİHİN 21.YÜZYILIN  EN  BÜYÜK  SİLAHI,
Ve toplumları  istediği yönde yönetip, yok edebilecek vurucu bir güce sahip.

Yakın gelecekte internet ağı yerini beyin ağına bırakacak, anılar ve duygular internette yer alacak.
Dijital internetin yerini duygulardan oluşan  ZİHİN  AĞI  alacak.
Dolayısıyla,
Dengeli  ve ekonomik  zihin kullanımı ile “An’ı Yöneten”,  “ YENİ ZİHİN YAPISI -DİJİTAL ZİHİNLER” bireysel ve kurumsal  performansınızı belirleyecek.

Hızla Dijitalleşen iş dünyasında, Endüstri 4.0 ile otonom fabrikalar kurulduğundan dolayı, geleceğin iş gücü bu bağlamda ciddi bir tehdit altında.
Her çalışan ancak zihinsel yetenekleriyle bu tehdidi bertaraf edebilir.
Sınırsız bir potansiyele sahip “Dijital İnsan Zihni “ ile “Dijitalleşmeye Çalışan  İş Dünyası” için gerekli dört temel yetenek grubu şöyle sıralanıyor;
1-Dengeli ve Ekonomik Zihin Kullanımı
2-Dijital Yetenekler,
3-Çevik Düşünebilmek,
4-Kişiler arası ilişki ve iletişim yetenekleri
Bu yetenek grupları ancak “Dengeli ve Ekonomik Zihin Kullanımı” ile sağlanabilir.
Prf. Michio Kaku (Bilim Adamı) ,Dengeli ve Ekonomik Zihin Kullanımını şöyle izah ediyor;
Yeni yüzyılda “EMTİA   KAPİTALİZMİNDEN, ENTELEKTÜEL  KAPİTALİZME” geçeceğiz,
Çünkü  seri üretimi yapılamayan tek şey insan beyni olarak kalacak.
Yapay  zekâ  iki  beceriye  erişemiyor.
Birincisi ; GÖRDÜĞÜNÜ  ALGILAMA  YETİSİ
İkincisi; AKLI SELİM  SAHİBİ   OLMAK
Geleceğin para birimi; AKLI SELİM,
Yatırımı; “EĞİTİM   VE  KÜLTÜR” olacak.
Uzun soluklu rekabette fark yaratmak için robotların yapamadığına erişmek gerekir;
Yani AYIRT ETME VE MANTIK  KURMA  YETİSİNE…

« Older posts

© 2020 Perihan USTA

Theme by Anders NorenUp ↑