Perihan USTA

Yönetim Danışmanı & Eğitim Bilimci Araştırmacı Yazar,Baş Denetçi

Tag: CORONAVİRÜS

ŞİRKETİNİZİ KURTARMAK İÇİN VİRÜS GİBİ DAVRANMAK

Şirket Stratejisi; Krizin ilk günü aynı zamanda kriz sonrasının ilk günü olmalı
Doğru bir zamanda dünyayı kasıp kavuran #Coronavirus salgınını nokta atışı pazarlama stratejisi ile ele alan Uğur Candan’dan Dört Dörtlük LİDERLİK röportajı.
Tebrikler Uğur Candan…. Managing Director – #SAPTurkey

‘‘Bu salgın bize göstermiş oldu ki krizler kurum yapıları içerisindeki değişimi ve dönüşümü hızlandırıyor. Artık rotamız dijitale döndü. Krizden çıkışın ana formülü de orada.
İş dünyasında şu an bir şok dalgası yaşanıyor. Şirketler adeta bir turnusol asit testinden geçiyor.
Bu testin sonucunda hayatta kalacaklar ve kalamayacaklar belli olacak. Kurumların altyapısı sağlamsa koronavirüs gibi bir şok dalgası nereden gelirse gelsin kurumlar ona karşı hazır olabilir.”
TÜRKİYE TURNUSOL TESTİNDEN GEÇECEK ÇÜNKÜ BİZ İDMANLIYIZ
Bu krizde Türkiye’nin bir şansı var. Dünyada bu tarz şok etkisi yaratan olaylar, 8-9 yılda bir yaşanırken Türkiye’de çok daha sık yaşanıyor.
Türkiye’deki kurumların bu şokları yönetebilme ve gerekli enstrümanlara sahip olma noktasında dünyadaki firmalara kıyasla daha hazırlıklı olduğunu düşünüyorum.
KORKMAYIN PAZAR ÖNCE  DARALACAK, SONRA BÜYÜYECEK
Koronavirüs salgını nedeniyle şu an şirketlerde bir şok dalgası yaşanıyor, bu şok dalgasının ardından pazarın daraldığı, sonrasında yeniden güçlü bir ivme ile genişlediği bir dönem olacak. Burada önemli olan güvenli liman olabilmektir.
‘ÖNCE KRİZ BİTSİN’ DİYEN YARIŞI ŞİMDİDEN KAYBETTİ
Bizim anlayışımız şu: ‘Krizin ilk günü aynı zamanda kriz sonrasının ilk günüdür’. Daha o gün kriz sonrası için yola koyulmak gerekir. Adım atmak için ‘Krizin bitmesini bekleyelim’ diyen şirketler rakiplerinin yarışta öne geçtiğini görecek. Büyümek için harekete geçmeyi kriz sonrasına bırakmamak gerekiyor.
ŞİRKETİNİZİ KURTARMAK İÇİN VİRÜS GİBİ DAVRANMAYI ÖĞRENİN
Bu krizi atlatmak için virüsten ve onunla mücadeleden almamız gereken ders var. Şirketlerin ‘Algıla-öğren-önlemini al’ stratejisini izlemesi gerekiyor. Tıpkı vücudumuz gibi. Vücudumuz virüsle karşılaştığında onu algılar, öğrenir ve önlemini alır. Vücudumuzun direnci ne kadar güçlüyse virüsten de o kadar hızlı kurtuluruz. Şirketler de krizlere bu şekilde hazırlıklı olmalı, antikor yaratmalı, dirençlerini güçlü tutmalı.
İLK HEDEF ÇALIŞANIN ÜZERINDEKI ŞOKU ALMAK
Şok dalgasının etkisini ilk etapta çalışanların üzerinden almak gerekiyor. Çünkü çalışan yoksa iş olmaz, iş olmazsa müşteri olmaz, müşteri olmazsa vatandaşa dokunan ürün veya hizmet olmaz. ‘Çalışanlarımız önceliğimizdir’ yaklaşımı da aslında budur.
İşte bu nedenle ‘Qualtrics’in Remote Work Pulse’ (uzaktan çalışma modeli) çözümümüzü çalışanlarıyla kesintisiz ve güvenilir ilişki kurmak isteyen tüm firmalar için de ücretsiz kullanıma açtık.
ŞUNA HAZIR OLALIM: KRİZLE GELEN ŞEYLER GİTMEYECEK
Herkes kendini bu krizde gelen bazı yeni davranışların kalıcı olacağına hazırlamalı. Mesela kriz e-ticareti patlatacak. E-ticaret sektörü 2018 yılında, yüzde 42 büyüme ile 59.9 milyar liralık hacme ulaştı. 2014-2018 yılları arasında sektörün ortalama yıllık büyüme hızı ise yüzde 33 oldu.
Dünyadaki toplam e-ticaret payı yüzde 10 seviyesinde iken Türkiye’de 2018 itibarıyla e-ticaretin toplam perakende içindeki payı yüzde 5.3 seviyesinde bulunuyor.
KPMG Türkiye’ye göre kriz sonrasında online alışverişlerde yüzde 70’e varan artışlar yaşanıyor.
Bir örnek vereyim. Bu süreçte CarrefourSa’nın toplam online trafiğinde yüzde 100 artış oldu, bu trafiğin yüzde 80’i mobil uygulamalardan geliyor. Mobil uygulamalarının indirme oranı ise 5 katına çıktı.
Yani şimdiden söyleyeyim, e-ticaret artık hiçbir zaman yüzde 5 seviyesine inmeyecek.
‘BULUT’A GEÇEN ŞİRKETLER KRİZ SONRASINDA AVANTAJLI OLACAK
“Bulut sistemi, şirketlere çeviklik ve hızın yanında, esnek çalışma modellerine geçişi kolaylaştırıyor. O nedenle ‘Bulut’a geçen şirketler şu anda avantajlı konumdalar.
HIZLI BALIK: BİR HASTANEYE YARIM SAATTE 300 YATAK BULDUK
Salgında en önemli şey hızlı hareket edebilmek. Bu sadece tıbbi müdahalede değil. Her alanda, tedarikte, teslimatta, üretimde hızlı olmak.
Yine krizden bir örnek vereyim. Yeni kurulacak hastanelere anında yatak-çarşaf bulmak da sorun.
Her yer kapalı. Bizim #AribaDiscovery diye bir programımız var. Bu bir tür streaming platformu. Bütün dünyadaki üreticiler ürünlerini stream ediyor, siz de buradan buluyorsunuz. Amerika’da bir hastanenin 500 yatak ihtiyacını 30 dakika içinde bu platformumuz üzerinden karşıladık.

Röportaj #ErtuğrulÖzkök; #HürriyetGazetesi; https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ertugrul-ozkok/7-1lik-macla-baslayan-bir-korona-hikayesi-41492009

Noah Harari;Koronavirüs&Dünya

Dünya koronavirüs salgınıyla mücadele ediyor… “Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens”, “Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi” kitaplarıyla küresel çapta tanınan Yuval Noah Harari, koronavirüsten sonra nasıl bir dünya olacak sorusuna yanıt arayan bir analiz kaleme aldı. Harari, Financial Times’te yayımlanan analizinde, “Bu fırtına geçecek. Ama şimdi yaptığımız seçimler önümüzdeki yıllarda yaşayacağımız hayatı değiştirebilir” diyor.
İnsanoğlu küresel bir krizle yüz yüze. Belki de bizim kuşağın en büyük krizi. Önümüzdeki birkaç hafta içinde insanların ve hükümetlerin alacağı kararlar ileriki yıllar için dünyayı biçimlendirecektir. Yalnızca sağlık sistemlerimizi değil ekonomi, politika ve kültürümüzü de şekillendirecekler. Hızlı ve kararlı davranmalıyız. Eylemlerimizin uzun vadeli sonuçlarını da hesaba katmalıyız. Alternatifler arasından seçim yaparken yalnızca yakın tehdidi nasıl aşacağımızı değil ama fırtına geçtikten sonra nasıl bir dünyada yaşayacağımızı da kendimize sormalıyız. Evet, fırtına geçecek, insanlık hayatta kalacak, pek çoğumuz hala yaşıyor olacak –ama farklı bir dünyada olacağız.
Kısa vadeli önlemlerin büyük bölümü hayatın demirbaşı haline gelecek. Acil durumların özelliği budur. Tarihsel süreçleri hızlı-ileri-sarmaya alırlar. Normal zamanlarda yıllarca üzerinde düşünülebilecek olan kararlar saatler içinde alınır. Hiçbir şey yapmama riski daha büyük olduğu için olgunlaşmamış ve hatta tehlikeli teknolojiler hizmete sokulur. Tüm ülkeler, büyük ölçekli sosyal deneylerde kobay görevi görür. Herkes evden çalıştığında ve yalnızca uzaktan iletişim kurulduğunda ne olur? Tüm okullar ve üniversiteler çevrimiçi çalıştığında ne olur? Normal zamanlarda hükümetler, işletmeler ve eğitim kurulları böyle deneyler yapmayı asla kabul etmezdi. Ama bunlar normal zamanlar değil.
Bu kriz döneminde, özellikle önemli iki seçimle karşı karşıyayız. İlki, totaliter gözetim ile vatandaşın güçlendirilmesi arasında. İkincisi ise ulusalcı tecrit ve küresel dayanışma arasında.
Deri-altı gözetim
Salgını durdurmak için nüfusun tamamının belli kurallara uyması gerekir. Bunu başarmanın iki yolu vardır. Hükümet için bu yöntemlerden biri insanları izlemek ve kurallara uymayanları cezalandırmaktır. Tarihte ilk kez bugün, teknoloji herkesi sürekli olarak izlemeyi mümkün kılıyor.
Çok sayıda hükümet, koronavirüs salgınıyla mücadelesinde yeni gözetleme araçları kullanmaya başladı bile. Bunlardan en dikkat çekici olanı Çin. Çinli yetkililer, insanların akıllı telefonlarını yakından izleyerek, yüz milyonlarca yüz tanıma kamerası kullanarak ve de insanları vücut ısılarını ve tıbbi durumlarını kontrol ve rapor etmeye zorlayarak yalnızca şüpheli koronavirüs taşıyıcılarını teşhis etmekle kalmadılar ama aynı zamanda onların hareketlerini izleyebildiler ve temas ettikleri kişileri tanımlayabildiler. Çeşitli mobil uygulamalar, insanları enfekte hastalara yaklaştıkları konusunda uyardı.
Sabun Polisi
Aslında, insanlardan sağlık ile özel hayat arasında seçim yapmalarını istemek sorunun ta kendisidir.
Örneğin, ellerinizi sabunla yıkamayı ele alalım. Bu her zaman insan hijyenindeki en büyük kazanımlardan biri olmuştur. Bu basit işlem her yıl milyonlarca hayat kurtarır. Biz onu bu kadar kanıksamışken, bilim insanları elleri sabunla yıkamanın önemini yalnızca 19 yüzyılda keşfetti. Öncesinde, doktorlar ve hemşireler bile ellerini yıkamadan bir ameliyattan diğerine geçiyordu. Bugün milyarlarca insan sabun polisinden korktukları için değil gerçeği anladıkları için her gün ellerini yıkıyor. Ellerimi sabunla yıkarım çünkü virüsler ve bakterileri duydum, bu minik organizmaların hastalığa neden olduğunu anladım ve sabunun onları yok edebileceğini biliyorum.
Ama bu düzeyde uyum ve işbirliği oluşturmak için güven duygusuna ihtiyacınız var.

Küresel bir plana ihtiyacımız var
Bizi bekleyen ikinci önemli seçim ulusalcı tecrit ile küresel dayanışma arasındadır. Hem salgın hem de ondan kaynaklanan ekonomik kriz küresel sorunlardır. Etkin biçimde çözülmeleri yalnızca küresel işbirliğiyle mümkündür.
İlk ve öncelikli olarak, virüsü yenmek için küresel bilgi paylaşımına ihtiyacımız var. Bu, insanların virüsler karşısındaki en büyük avantajıdır. Çin’deki bir koronavirüs ile BD’deki bir koronavirüs insanlara hastalık bulaştırma konusunda ipuçları değiş-tokuş edemez. Ama Çin, koronavirüs ve onunla başa çıkmanın yolları hakkında BD’e çok değerli dersler verebilir. Bir İtalyan doktorun sabah erken saatlerde Milan’da keşfettiği şey akşam saatlerinde Tahran’da pek çok hayat kurtarabilir. BK hükümeti çeşitli politikalar arasında kararsız kaldığında, bir ay önce aynı ikilemi yaşamış olan Korelilerden tavsiye alabilir. Ama bunun olabilmesi için bir küresel işbirliği ve güven ruhuna ihtiyacımız var.
Ülkeler açıkça bilgi paylaşma ve alçakgönüllükle tavsiye isteme konusunda istekli olmalı ve aldıkları veri ve bilgilere güvenebilmelidir.
İnsanlığın bir seçim yapması gerekir. Kopukluk rotasında mı ilerleyeceğiz yoksa küresel dayanışma yolunu mu benimseyeceğiz? Kopukluğu seçersek bu yalnızca krizleri uzatmakla kalmayacak ama olasılıkla gelecekte daha büyük felaketlerle sonuçlanacak. Küresel dayanışmayı seçersek bu yalnızca koronavirüs karşısında değil ama 21. yüzyılda insanoğluna saldırabilecek tüm salgınlar ve krizler karşısında da bir zafer olacak.

Yazının tamamı; https://www.a3haber.com/2020/03/22/dunyaca-unlu-tarihci-yuval-noah-harari-yazdi-koronavirusten-sonra-dunya-nasil-olacak/?fbclid=IwAR2e3snx_z1omYWqM8pawLM2iaPdLjvsjjvwgovzv1dds3dmcSLR4wrdBYw Çeviri:Ayşen Tekşen Kaynak;Financial Times,https://www.a3haber.com

© 2020 Perihan USTA

Theme by Anders NorenUp ↑